1. Sonunda Eyüp ağzını açtı ve doğduğu güne lanet edip şöyle dedi:

2.

3. ‹‹Doğduğum gün yok olsun,‹Bir oğul doğdu› denen gece yok olsun!

4. Karanlığa bürünsün o gün,Yüce Tanrı onunla ilgilenmesin,Üzerine ışık doğmasın.

5. Karanlık ve ölüm gölgesi sahip çıksın o güne,Bulut çöksün üzerine;Işığını karanlık söndürsün.

6. Zifiri karanlık yutsun o geceyi,Yılın günleri arasında sayılmasın,Aylardan hiçbirine girmesin.

7. Kısır olsun o gece,Sevinç sesi duyulmasın içinde.

8. Günleri lanetleyenler,Livyatanı uyandırmaya hazır olanlar,O günü lanetlesin.

9. Akşamının yıldızları kararsın,Boş yere aydınlığı beklesin,Tan atışını görmesin.

10. Çünkü sıkıntı yüzü görmemem içinAnamın rahminin kapılarını üstüme kapamadı.

11. ‹‹Neden doğarken ölmedim,Rahimden çıkarken son soluğumu vermedim?

12. Neden beni dizler,Emeyim diye memeler karşıladı?

13. Çünkü şimdi huzur içinde yatmış,Uyuyup dinlenmiş olurdum;

14. Yaptırdıkları kentler şimdi viran olanDünya kralları ve danışmanlarıyla birlikte,

15. Evlerini gümüşle dolduranAltın sahibi önderlerle birlikte.

16. Neden düşük bir çocuk gibi,Gün yüzü görmemiş yavrular gibi toprağa gömülmedim?

17. Orada kötüler kargaşayı bırakır,Yorgunlar rahat eder.

18. Tutsaklar huzur içinde yaşar,Angaryacının sesini duymazlar.

19. Küçük de büyük de oradadır,Köle efendisinden özgürdür.

20. ‹‹Niçin sıkıntı çekenlere ışık,Acı içindekilere yaşam verilir?

21. Oysa onlar gelmeyen ölümü özler,Onu define arar gibi ararlar;

22. Mezara kavuşuncaNeşeden coşar, sevinç bulurlar.

23. Neden yaşam verilir nereye gideceğini bilmeyen insana,Çevresini Tanrının çitle çevirdiği kişiye?

24. Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor,Su gibi dökülmekte feryadım.

25. Korktuğum,Çekindiğim başıma geldi.

26. Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok,Yalnız kargaşa var.››

1. Temanlı Elifaz şöyle yanıtladı:

2. ‹‹Biri sana bir şey söylemeye çalışsa gücenir misin?Kim konuşmadan durabilir?

3. Evet, pek çoklarına sen ders verdin,Zayıf elleri güçlendirdin,

4. Tökezleyeni senin sözlerin ayakta tuttu,Titreyen dizleri sen pekiştirdin.

5. Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor,Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.

6. Senin güvendiğin Tanrıdan korkun değil mi,Umudun kusursuz yaşamında değil mi?

7. ‹‹Düşün biraz: Hangi suçsuz yok oldu,Nerede doğrular yıkıma uğradı?

8. Benim gördüğüm kadarıyla, fesat sürenler,Kötülük tohumu ekenler ektiklerini biçiyor.

9. Tanrının soluğuyla yok oluyor,Öfkesinin rüzgarıyla tükeniyorlar.

10. Aslanın kükremesi, homurtusu kesildi,Dişleri kırıldı genç aslanların.

11. Aslan av bulamadığı için yok oluyor,Dişi aslanın yavruları dağılıyor.

12. ‹‹Bir söz gizlice erişti bana,Fısıltısı kulağıma ulaştı.

13. Gece rüyaların doğurduğu düşünceler içinde,İnsanları ağır uyku bastığı zaman,

14. Beni dehşet ve titreme aldı,Bütün kemiklerimi sarstı.

15. Önümden bir ruh geçti,Tüylerim ürperdi.

16. Durdu, ama ne olduğunu seçemedim.Bir suret duruyordu gözümün önünde,Çıt çıkmazken bir ses duydum:

17. ‹Tanrı karşısında insan doğru olabilir mi?Kendisini yaratanın karşısında temiz çıkabilir mi?

18. Bakın, Tanrı kullarına güvenmez,Meleklerinde hata bulur da,

19. Çamur evlerde oturanlara,Mayası toprak olanlara,Güveden kolay ezilenlere mi güvenir?

20. Ömürleri sabahtan akşama varmaz,Kimse farkına varmadan sonsuza dek yok olurlar.

21. İçlerindeki çadır ipleri çekilince,Bilgelikten yoksun olarak ölüp giderler.›

1. ‹‹Haydi çağır, seni yanıtlayan çıkacak mı?Meleklerin hangisine yöneleceksin?

2. Aptalı üzüntü öldürür,Budalayı kıskançlık bitirir.

3. Ben aptalın kök saldığını görünce,Hemen yurduna lanet ettim.

4. Çocukları güvenlikten uzak,Mahkeme kapısında ezilir,Savunan çıkmaz.

5. Ürününü açlar yer,Dikenler arasındakini bile toplarlar;Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.

6. Çünkü dert topraktan çıkmaz,Sıkıntı yerden bitmez.

7. Havaya uçuşan kıvılcımlar gibiSıkıntı çekmek için doğar insan.

8. ‹‹Oysa ben Tanrıya yönelir,Davamı Ona bırakırdım.

9. Anlayamadığımız büyük işler,Sayısız şaşılası işler yapan Odur.

10. Yeryüzüne yağmur yağdırır,Tarlalara sular gönderir.

11. Düşkünleri yükseltir,Yaslıları esenliğe çıkarır.

12. Kurnazların oyununu bozar,Düzenlerini gerçekleştiremesinler diye.

13. Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar,Düzenbazların oyunu son bulur.

14. Gündüz karanlığa toslar,Öğlen, geceymiş gibi el yordamıyla ararlar.

15. Yoksulu onların kılıç gibi ağzındanVe güçlünün elinden O kurtarır.

16. Yoksul umutlanır,Haksızlık ağzını kapar.

17. ‹‹İşte, ne mutlu Tanrının eğittiği insana!Bu yüzden Her Şeye Gücü Yetenin yola getirişini küçümseme.

18. Çünkü O hem yaralar hem sarar,O incitir, ama elleri sağaltır.

19. Altı kez sıkıntıya düşsen seni kurtarır,Yedinci kez de sana zarar vermez.

20. Kıtlıkta ölümden,Savaşta kılıçtan seni O koruyacak.

21. Kamçılayan dillerden uzak kalacak,Yıkım gelince korkmayacaksın.

22. Yıkıma, açlığa gülüp geçecek,Yabanıl hayvanlardan ürkmeyeceksin.

23. Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın,Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.

24. Çadırının güvenlik içinde olduğunu bilecek,Yurdunu yoklayınca eksik bulmayacaksın.

25. Çocuklarının çoğalacağını bileceksin,Soyun ot gibi bitecek.

26. Zamanında toplanan demetler gibi,Mezara dinç gireceksin.

27. ‹‹İşte araştırdık, doğrudur,Onun için bunu dinle ve belle.››

1. Eyüp şöyle yanıtladı:

2. ‹‹Keşke üzüntüm tartılabilse,Acım teraziye konabilseydi!

3. Denizlerin kumundan ağır gelirdi,Bu yüzden abuk sabuk konuştum.

4. Çünkü Her Şeye Gücü Yetenin okları içimde,Ruhum onların zehirini içiyor,Tanrının dehşetleri karşıma dizildi.

5. Otu olan yaban eşeği anırır mı,Yemi olan öküz böğürür mü?

6. Tatsız bir şey tuzsuz yenir mi,Yumurta akında tat bulunur mu?

7. Böyle yiyeceklere dokunmak istemiyorum,Beni hasta ediyorlar.

8. ‹‹Keşke dileğim yerine gelse,Tanrı özlediğimi bana verse!

9. Kerem edip beni ezse,Elini çabuk tutup yaşam bağımı kesse!

10. Yine avunur,Amansız derdime karşın sevinirdim,Çünkü Kutsal Olanın sözlerini yadsımadım.

11. Gücüm nedir ki, bekleyeyim?Sonum nedir ki, sabredeyim?

12. Taş kadar güçlü müyüm,Etim tunçtan mı?

13. Çaresiz kalıncaKendimi kurtaracak gücüm mü olur?

14. ‹‹Kederli insana dost sevgisi gerekir,Her Şeye Gücü Yetenden korkmaktan vaz geçse bile.

15. Kardeşlerim kuru bir dere gibi beni aldattı;Hani gürül gürül akan dereler vardır,

16. Eriyen buzlarla taşan,Kar sularıyla beslenen,

17. Ama kurak mevsimde akmayan,Sıcakta yataklarında tükenen dereler...İşte öyle aldattılar beni.

18. O dereler için kervanlar yolundan sapar,Çöle çıkıp yok olurlar.Temanın kervanları su arar,Sabadan gelen yolcular umutla bakar.

19.

20. Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır,Hayal kırıklığına uğrarlar.

21. Artık siz de bir hiç oldunuz,Dehşete kapılıp korkuyorsunuz.

22. ‹Benim için bir şey verin›Ya da, ‹Rüşvet veripBeni düşmanın elinden kurtarın,Acımasızların elinden alın› dedim mi?

23.

24. ‹‹Bana öğretin, susayım,Yanlışımı gösterin.

25. Doğru söz acıdır!Ama tartışmalarınız neyi kanıtlıyor?

26. Sözlerimi düzeltmek mi istiyorsunuz?Çaresizin sözlerini boş laf mı sayıyorsunuz?

27. Öksüzün üzerine kura çeker,Arkadaşınızın üzerine pazarlık ederdiniz.

28. ‹‹Şimdi lütfedip bana bakın,Yüzünüze karşı yalan söyleyecek değilim ya.

29. Bırakın artık, haksızlık etmeyin,Bir daha düşünün, davamda haklıyım.

30. Ağzımdan haksız bir söz çıkıyor mu,Damağım kötü niyeti ayırt edemiyor mu?

1. ‹‹Yeryüzünde insan yaşamı savaşı andırmıyor mu,Günleri gündelikçinin günlerinden farklı mı?

2. Gölgeyi özleyen köle,Ücretini bekleyen gündelikçi gibi,

3. Miras olarak bana boş aylar verildi,Payıma sıkıntılı geceler düştü.

4. Yatarken, ‹Ne zaman kalkacağım› diye düşünüyorum,Ama gece uzadıkça uzuyor,Gün doğana dek dönüp duruyorum.

5. Bedenimi kurt, kabuk kaplamış,Çatlayan derimden irin akıyor.

6. ‹‹Günlerim dokumacının mekiğinden hızlı,Umutsuz tükenmekte.

7. Ey Tanrı, yaşamımın bir soluk olduğunu anımsa,Gözüm bir daha mutluluk yüzü görmeyecek.

8. Şu anda bana bakan gözler bir daha beni görmeyecek,Senin gözlerin üzerimde olacak,Ama ben yok olacağım.

9. Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi,Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.

10. Bir daha evine dönmez,Bulunduğu yer artık onu tanımaz.

11. ‹‹Bu yüzden sessiz kalmayacak,İçimdeki sıkıntıyı dile getireceğim;Canımın acısıyla yakınacağım.

12. Ben deniz ya da deniz canavarı mıyım ki,Başıma bekçi koydun?

13. Yatağım beni rahatlatır,Döşeğim acılarımı dindirir diye düşündüğümde,

14. Beni düşlerle korkutuyor,Görümlerle yıldırıyorsun.

15. Öyle ki, boğulmayı,Ölmeyi şu yaşama yeğliyorum.

16. Yaşamımdan tiksiniyor,Sonsuza dek yaşamak istemiyorum;Çek elini benden, çünkü günlerimin anlamı kalmadı.

17. ‹‹İnsan ne ki, onu büyütesin,Üzerinde kafa yorasın,

18. Her sabah onu yoklayasın,Her an onu sınayasın?

19. Gözünü üzerimden hiç ayırmayacak mısın,Tükürüğümü yutacak kadar bile beni rahat bırakmayacak mısın?

20. Günah işledimse, ne yaptım sana,Ey insan gözcüsü?Niçin beni kendine hedef seçtin?Sana yük mü oldum?

21. Niçin isyanımı bağışlamaz,Suçumu affetmezsin?Çünkü yakında toprağa gireceğim,Beni çok arayacaksın, ama ben artık olmayacağım.››

1. Şuahlı Bildat şöyle yanıtladı:

2. ‹‹Ne zamana dek böyle konuşacaksın?Sözlerin sert rüzgar gibi.

3. Tanrı adaleti saptırır mı,Her Şeye Gücü Yeten doğru olanı çarpıtır mı?

4. Oğulların ona karşı günah işlediyse,İsyanlarının cezasını vermiştir.

5. Ama sen gayretle Tanrıyı arar,Her Şeye Gücü Yetene yalvarırsan,

6. Temiz ve doğruysan,O şimdi bile senin için kolları sıvayıpSeni hak ettiğin yere geri getirecektir.

7. Başlangıcın küçük olsa da,Sonun büyük olacak.

8. ‹‹Lütfen, önceki kuşaklara sor,Atalarının neler öğrendiğini iyice araştır.

9. Çünkü biz daha dün doğduk, bir şey bilmeyiz,Yeryüzündeki günlerimiz sadece bir gölge.

10. Onlar sana anlatıp öğretmeyecek,İçlerindeki sözleri dile getirmeyecek mi?

11. ‹‹Bataklık olmayan yerde kamış biter mi?Susuz yerde saz büyür mü?

12. Henüz yeşilken, kesilmeden,Otlardan önce kururlar.

13. Tanrıyı unutan herkesin sonu böyledir,Tanrısız insanın umudu böyle yok olur.

14. Onun güvendiği şey kırılır,Dayanağı ise bir örümcek ağıdır.

15. Örümcek ağına yaslanır, ama ağ çöker,Ona tutunur, ama ağ taşımaz.

16. Tanrısızlar güneşte iyi sulanmış bitkiyi andırır,Dalları bahçenin üzerinden aşar;

17. Kökleri taş yığınına sarılır,Çakılların arasında yer aranır.

18. Ama yerinden sökülürse,Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.

19. İşte sevinci böyle son bulur,Yerinde başka bitkiler biter.

20. ‹‹Tanrı kusursuz insanı reddetmez,Kötülük edenlerin elinden tutmaz.

21. O senin ağzını yine gülüşle,Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.

22. Düşmanlarını utanç kaplayacak,Kötülerin çadırı yok olacaktır.››

1. Eyüp şöyle yanıtladı:

2. ‹‹Biliyorum, gerçekten öyledir,Ama Tanrının önünde insan nasıl haklı çıkabilir?

3. Biri Onunla tartışmak istese,Binde bir bile Ona yanıt veremez.

4. Onun bilgisi derin, gücü eşsizdir,Kim Ona direndi de ayakta kaldı?

5. O dağları yerinden oynatır da,Dağlar farkına varmaz,Öfkeyle altüst eder onları.

6. Dünyayı yerinden oynatır,Direklerini titretir.

7. Güneşe buyruk verir, doğmaz güneş,Yıldızları mühürler.

8. Odur tek başına gökleri geren,Denizin dalgaları üzerinde yürüyen.

9. Büyük Ayıyı, Oryonu, Ülkeri,Güney takımyıldızlarını yaratan Odur.

10. Anlayamadığımız büyük işler,Sayısız şaşılası işler yapan Odur.

11. İşte, yanımdan geçer, Onu göremem,Geçip gider, farkına bile varmam.

12. Evet, O avını kaparsa, kim Onu durdurabilir?Kim Ona, ‹Ne yapıyorsun› diyebilir?

13. Tanrı öfkesini dizginlemez,Rahavın yardımcıları bileOnun ayağına kapanır. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.

14. ‹‹Nerde kaldı ki, ben Ona yanıt vereyim,Onunla tartışmak için söz bulayım?

15. Haklı olsam da Ona yanıt veremez,Merhamet etmesi için yargıcıma yalvarırdım ancak.

16. Onu çağırsam, O da bana yanıt verseydi,Yine de inanmazdım sesime kulak verdiğine.

17. O beni kasırgayla eziyor,Nedensiz yaralarımı çoğaltıyor.

18. Soluk almama izin vermiyor,Ancak beni acıya doyuruyor.

19. Sorun güç sorunuysa, O güçlüdür!Adalet sorunuysa, kim Onu mahkemeye çağırabilir?

20. Suçsuz olsam ağzım beni suçlar,Kusursuz olsam beni suçlu çıkarır.

21. ‹‹Kusursuz olsam da kendime aldırdığım yok,Yaşamımı hor görüyorum.

22. Hepsi bir, bu yüzden diyorum ki,‹O suçluyu da suçsuzu da yok ediyor.›

23. Kırbaç ansızın ölüm saçınca,O suçsuzların sıkıntısıyla eğlenir.

24. Dünya kötülerin eline verilmiş,Yargıçların gözünü kapayan Odur.O değilse, kimdir?

25. ‹‹Günlerim koşucudan çabuk,İyilik görmeden geçmekte.

26. Kamış sandal gibi kayıp gidiyor,Avının üstüne süzülen kartal gibi.

27. ‹Acılarımı unutayım,Üzgün çehremi değiştirip gülümseyeyim› desem,

28. Bütün dertlerimden yılarım,Çünkü beni suçsuz saymayacağını biliyorum.

29. Madem suçlanacağım,Neden boş yere uğraşayım?

30. Sabun otuyla yıkansam,Ellerimi kül suyuyla temizlesem,

31. Beni yine pisliğe batırırsın,Giysilerim bile benden tiksinir.

32. O benim gibi bir insan değil ki,Ona yanıt vereyim,Birlikte mahkemeye gideyim.

33. Keşke aramızda bir hakem olsa da,Elini ikimizin üstüne koysa!

34. Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın,Dehşeti beni yıldırmasın.

35. O zaman konuşur, O'ndan korkmazdım,Ama bu durumda bir şey yapamam.

1. ‹‹Yaşamımdan usandım,Özgürce yakınacak,İçimdeki acıyla konuşacağım.

2. Tanrıya: Beni suçlama diyeceğim,Ama söyle, niçin benimle çekişiyorsun.

3. Hoşuna mı gidiyor gaddarlık etmek,Kendi ellerinin emeğini reddedipKötülerin tasarılarını onaylamak?

4. Sende insan gözü mü var?İnsanın gördüğü gibi mi görüyorsun?

5. Günlerin ölümlü birinin günleri gibi,Yılların insanın yılları gibi mi ki,

6. Suçumu arıyor,Günahımı araştırıyorsun?

7. Kötü olmadığımı,Senin elinden beni kimsenin kurtaramayacağını biliyorsun.

8. ‹‹Senin ellerin bana biçim verdi, beni yarattı,Şimdi dönüp beni yok mu edeceksin?

9. Lütfen anımsa, balçık gibi bana sen biçim verdin,Beni yine toprağa mı döndüreceksin?

10. Beni süt gibi dökmedin mi,Peynir gibi katılaştırmadın mı?

11. Bana et ve deri giydirdin,Beni kemiklerle, sinirlerle ördün.

12. Bana yaşam verdin, sevgi gösterdin,İlgin ruhumu korudu.

13. ‹‹Ama bunları yüreğinde gizledin,Biliyorum aklındakini:

14. Günah işleseydim, beni gözlerdin,Suçumu cezasız bırakmazdın.

15. Suçluysam, vay başıma!Suçsuzken bile başımı kaldıramıyorum,Çünkü utanç doluyum, çaresizim.

16. Başımı kaldırsam, aslan gibi beni avlar,Şaşılası gücünü yine gösterirsin üstümde.

17. Bana karşı yeni tanıklar çıkarır,Öfkeni artırırsın.Orduların dalga dalga üzerime geliyor.

18. ‹‹Niçin doğmama izin verdin?Keşke ölseydim, hiçbir göz beni görmeden!

19. Hiç var olmamış olurdum,Rahimden mezara taşınırdım.

20. Birkaç günlük ömrüm kalmadı mı?Beni rahat bırak da biraz yüzüm gülsün;

21. Dönüşü olmayan yere gitmeden önce,Karanlık ve ölüm gölgesi diyarına,

22. Zifiri karanlık diyarına,Ölüm gölgesi, kargaşa diyarına,Aydınlığın karanlığı andırdığı yere.››

1. Naamalı Sofar şöyle yanıtladı:

2. ‹‹Bunca söz yanıtsız mı kalsın?Çok konuşan haklı mı sayılsın?

3. Saçmalıkların karşısında sussun mu insanlar?Sen alay edince kimse seni utandırmasın mı?

4. Tanrıya, ‹İnancım arıdır› diyorsun,‹Senin gözünde temizim.›

5. Ama keşke Tanrı konuşsa,Sana karşı ağzını açsa da,

6. Bilgeliğin sırlarını bildirse!Çünkü bilgelik çok yönlüdür.Bil ki, Tanrı günahlarından bazılarını unuttu bile.

7. ‹‹Tanrının derin sırlarını anlayabilir misin?Her Şeye Gücü Yetenin sınırlarına ulaşabilir misin?

8. Onlar gökler kadar yüksektir, ne yapabilirsin?Ölüler diyarından derindir, nasıl anlayabilirsin?

9. Ölçüleri yeryüzünden uzun,Denizden geniştir.

10. ‹‹Gelip seni hapsetse, mahkemeye çağırsa,Kim Ona engel olabilir?

11. Çünkü O yalancıları tanır,Kötülüğü görür de dikkate almaz mı?

12. Ne zaman yaban eşeği insan doğurursa,Aptal da o zaman sağduyulu olur.

13. ‹‹Ona yüreğini adar,Ellerini açarsan,

14. İşlediğin günahı kendinden uzaklaştırır,Çadırında haksızlığa yer vermezsen,

15. Utanmadan başını kaldırır,Sağlam ve korkusuz olabilirsin.

16. Sıkıntılarını unutur,Akıp gitmiş sular gibi anarsın onları.

17. Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur,Karanlık sabaha döner.

18. Güven duyarsın, çünkü umudun olur,Çevrene bakıp güvenlik içinde yatarsın.

19. Uzanırsın, korkutan olmaz,Birçokları senden lütuf diler.

20. Ama kötülerin gözlerinin feri sönecek,Kaçacak yer bulamayacaklar,Tek umutları son soluklarını vermek olacak.››

1. Eyüp şöyle yanıtladı:

2. ‹‹Kendinizi birşey sandığınız belli,Ama bilgelik de sizinle birlikte ölecek!

3. Sizin kadar benim de aklım var,Sizden aşağı kalmam.Kim bilmez bunları?

4. ‹‹Gülünç oldum dostlarıma,Ben ki, Tanrıya yakarırdım, yanıtlardı beni.Doğru ve kusursuz adam gülünç oldu.

5. Kaygısızlar felaketi küçümser,Ayağı kayanı umursamaz.

6. Soyguncuların çadırlarında rahatlık var,Tanrıyı gazaba getirenler güvenlik içinde,Tanrıya değil, kendi bileklerine güveniyorlar.

7. ‹‹Ama şimdi sor hayvanlara, sana öğretsinler,Gökte uçan kuşlara sor, sana anlatsınlar,

8. Toprağa söyle, sana öğretsin,Denizdeki balıklara sor, sana bilgi versinler.

9. Hangisi bilmezBunu RABbin yaptığını?

10. Her yaratığın canı,Bütün insanlığın soluğu Onun elindedir.

11. Damağın yemeği tattığı gibiKulak da sözleri denemez mi?

12. Bilgelik yaşlılarda,Akıl uzun yaşamdadır.

13. ‹‹Bilgelik ve güç Tanrıya özgüdür,Ondadır öğüt ve akıl.

14. Onun yıktığı onarılamaz,Onun hapsettiği kişi özgür olamaz.

15. Suları tutarsa, kuraklık olur,Salıverirse dünyayı sel götürür.

16. Güç ve zafer Ona aittir,Aldanan da aldatan da Onundur.

17. Danışmanları çaresiz kılar,Yargıçları çıldırtır.

18. Kralların bağladığı bağı çözer,Bellerine kuşak bağlar.

19. Kâhinleri çaresiz kılar,Koltuklarında yıllananları devirir.

20. Güvenilir danışmanları susturur,Yaşlıların aklını alır.

21. Rezalet saçar soylular üzerine,Güçlülerin kuşağını gevşetir.

22. Karanlıkların derin sırlarını açar,Ölüm gölgesini aydınlığa çıkarır.

23. Ulusları büyütür, ulusları yok eder,Ulusları genişletir, ulusları sürgün eder.

24. Dünya önderlerinin aklını başından alır,Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.

25. Karanlıkta el yordamıyla yürür, ışık yüzü görmezler;Sarhoş gibi dolaştırır onları.

1. ‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü,Kulağım duydu, anladı.

2. Sizin bildiğinizi ben de biliyorum,Sizden aşağı kalmam.

3. Ama ben Her Şeye Gücü Yetenle konuşmak,Davamı Tanrıyla tartışmak istiyorum.

4. Sizlerse yalan düzüyorsunuz,Hepiniz değersiz hekimlersiniz.

5. Keşke büsbütün sussanız!Sizin için bilgelik olurdu bu.

6. Şimdi davamı dinleyin,Yakınmama kulak verin.

7. Tanrı adına haksızlık mı edeceksiniz?Onun adına yalan mı söyleyeceksiniz?

8. Onun tarafını mı tutacaksınız?Tanrının davasını mı savunacaksınız?

9. Sizi sorguya çekerse, iyi mi olur?İnsanları aldattığınız gibi Onu da mı aldatacaksınız?

10. Gizlice Onun tarafını tutarsanız,Kuşkusuz sizi azarlar.

11. Onun görkemi sizi yıldırmaz mı?Dehşeti üzerinize düşmez mi?

12. Anlattıklarınız kül kadar değersizdir,Savunduklarınızsa çamurdan farksız.

13. ‹‹Susun, bırakın ben konuşayım,Başıma ne gelirse gelsin.

14. Hayatım tehlikeye girecekse girsin,Canım zora düşecekse düşsün.

15. Beni öldürecek, umudum kalmadıfç,Hiç olmazsa yürüdüğüm yolun doğruluğunu yüzüne karşı savunayım. bile Ona güvenim sarsılmaz.››

16. Aslında bu benim kurtuluşum olacak,Çünkü tanrısız bir adam Onun karşısına çıkamaz.

17. Sözlerimi iyi dinleyin,Kulaklarınızdan çıkmasın söyleyeceklerim.

18. İşte davamı hazırladım,Haklı çıkacağımı biliyorum.

19. Kim suçlayacak beni?Biri varsa susar, son soluğumu veririm.

20. ‹‹Yalnız şu iki şeyi lütfet, Tanrım,O zaman kendimi senden gizlemeyeceğim:

21. Elini üstümden çekVe dehşetinle beni yıldırma.

22. Sonra beni çağır, yanıtlayayım,Ya da bırak ben konuşayım, sen yanıtla.

23. Suçlarım, günahlarım ne kadar?Bana suçumu, günahımı göster.

24. Niçin yüzünü gizliyorsun,Beni düşman gibi görüyorsun? çağrıştırıyor, bu yolla bir söz sanatı yapılmış.

25. Rüzgarın sürüklediği yaprağa dönmüşüm,Beni mi korkutacaksın?Kuru samanı mı kovalayacaksın?

26. Çünkü hakkımda acı şeyler yazıyor,Gençliğimde işlediğim günahları bana miras veriyorsun.

27. Ayaklarımı tomruğa vuruyor,Yollarımı gözetliyor,İzimi sürüyorsun.

28. ‹‹Oysa insan telef olmuş, çürük bir şey,Güve yemiş giysi gibidir.

1. ‹‹İnsanı kadın doğurur,Günleri sayılı ve sıkıntı doludur.

2. Çiçek gibi açıp solar,Gölge gibi gelip geçer.

3. Gözlerini böyle birine mi dikiyorsun,Yargılamak için önüne çağırıyorsun?

4. Kim temizi kirliden çıkarabilir?Hiç kimse!

5. Madem insanın günleri belirlenmiş,Aylarının sayısı saptanmış,Sınır koymuşsun, öteye geçemez;

6. Gözünü ondan ayır da,Çalışma saatini dolduran gündelikçi gibi rahat etsin.

7. ‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır,Kesilse, yeniden sürgün verir,Eksilmez filizleri.

8. Kökü yerde kocasa,Kütüğü toprakta ölse bile,

9. Su kokusu alır almaz filizlenir,Bir fidan gibi dal budak salar.

10. İnsan ise ölüp yok olur,Son soluğunu verir ve her şey biter.

11. Suyu akıp giden gölYa da kuruyan ırmak nasıl çöle dönerse,

12. İnsan da öyle, yatar, bir daha kalkmaz,Gökler yok oluncaya dek uyanmaz,Uyandırılmaz.

13. ‹‹Keşke beni ölüler diyarına gizlesen,Öfken geçinceye dek saklasan,Bana bir süre versen de, beni sonra anımsasan.

14. İnsan ölür de dirilir mi?Başka biri nöbetimi devralıncaya dekSavaş boyunca umutla beklerdim.

15. Sen çağırırdın, ben yanıtlardım,Ellerinle yaptığın yaratığı özlerdin.

16. O zaman adımlarımı sayar,Günahımın hesabını tutmazdın.

17. İsyanımı torbaya koyup mühürler,Suçumu örterdin.

18. ‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü,Kayanın yerinden taşındığı,

19. Suyun taşı aşındırdığı,Selin toprağı sürükleyip götürdüğü gibi,İnsanın umudunu yok ediyorsun.

20. Onu hep yenersin, yok olup gider,Çehresini değiştirir, uzağa gönderirsin.

21. Oğulları saygı görür, onun haberi olmaz,Aşağılanırlar, anlamaz.

22. Ancak kendi canının acısını duyar,Yalnız kendisi için yas tutar.››

1. Temanlı Elifaz şöyle yanıtladı:

2. ‹‹Bilge kişi boş sözlerle yanıtlar mı,Karnını doğu rüzgarıyla doldurur mu?

3. Boş sözlerle tartışır,Yararsız söylevler verir mi?

4. Tanrı korkusunu bile ortadan kaldırıyor,Tanrının huzurunda düşünmeyi engelliyorsun.

5. Çünkü suçun ağzını kışkırtıyor,Hilekârların diliyle konuşuyorsun.

6. Kendi ağzın seni suçluyor, ben değil,Dudakların sana karşı tanıklık ediyor.

7. ‹‹İlk doğan insan sen misin?Yoksa dağlardan önce mi var oldun?

8. Tanrının sırrını mı dinledin de,Yalnız kendini bilge görüyorsun?

9. Senin bildiğin ne ki, biz bilmeyelim?Senin anladığın ne ki, bizde olmasın?

10. Bizde ak saçlı da yaşlı da var,Babandan bile yaşlı.

11. Az mı geliyor Tanrının avutması sana,Söylediği yumuşak sözler?

12. Niçin yüreğin seni sürüklüyor,Gözlerin parıldıyor,

13. Tanrıya öfkeni gösteriyorsun,Ağzından böyle sözler dökülüyor?

14. ‹‹İnsan gerçekten temiz olabilir mi?Kadından doğan biri doğru olabilir mi?

15. Tanrı meleklerine güvenmiyorsa,Gökler bile Onun gözünde temiz değilse,

16. Haksızlığı su gibi içenİğrenç, bozuk insana mı güvenecek?

17. ‹‹Dinle beni, sana açıklayayım,Gördüğümü anlatayım,

18. Bilgelerin atalarından öğrenip bildirdiği,Gizlemediği gerçekleri;

19. O atalar ki, ülke yalnız onlara verilmişti,Aralarına henüz yabancı girmemişti.

20. Kötü insan yaşamı boyunca kıvranır,Zorbaya ayrılan yıllar sayılıdır.

21. Dehşet sesleri kulağından eksilmez,Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.

22. Karanlıktan kurtulabileceğine inanmaz,Kılıç onu gözler.

23. ‹Nerede?› diyerek ekmek ardınca dolaşır,Karanlık günün yanıbaşında olduğunu bilir.

24. Acı ve sıkıntı onu yıldırır,Savaşa hazır bir kral gibi onu yener.

25. Çünkü Tanrıya el kaldırmış,Her Şeye Gücü Yetene meydan okumuş,

26. Kalın, yumrulu kalkanıylaOna inatla saldırmıştı.

27. ‹‹Yüzü semirdiği,Göbeği yağ bağladığı halde,

28. Yıkılmış kentlerde,Taş yığınına dönmüş oturulmaz evlerde oturacak,

29. Zengin olmayacak, serveti tükenecek,Malları ülkeye yayılmayacaktır.

30. Karanlıktan kaçamayacak,Filizlerini alev kurutacak,Tanrının ağzından çıkan solukla yok olacaktır.

31. Boş şeye güvenerek kendini aldatmasın,Çünkü ödülü boşluk olacaktır.

32. Gününden önce işi tamamlanacak,Dalı yeşermeyecektir.

33. Asma gibi koruğunu dökecek,Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.

34. Çünkü tanrısızlar sürüsü kısır olur,Rüşvetçilerin çadırlarını ateş yakıp yok eder.

35. Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar,İçleri yalan doludur.››

1. Eyüp şöyle yanıtladı:

2. ‹‹Buna benzer çok şey duydum,Oysa siz avutmuyor, sıkıntı veriyorsunuz.

3. Boş sözleriniz hiç sona ermeyecek mi?Nedir derdiniz, boyuna karşılık veriyorsunuz?

4. Yerimde siz olsaydınız,Ben de sizin gibi konuşabilirdim;Size karşı güzel sözler dizer,Başımı sallayabilirdim.

5. Ağzımdan çıkan sözlerle yüreklendirir,Dudaklarımdan dökülen avutucu sözlerle yatıştırırdım sizi.

6. ‹‹Konuşsam bile acım dinmez,Sussam ne değişir?

7. Ey Tanrı, beni tükettin,Bütün ev halkımı dağıttın.

8. Beni sıkıp buruşturdun, bana karşı tanık oldu bu;Zayıflığım kalkmış tanıklık ediyor bana karşı.

9. Tanrı öfkeyle saldırıp parçalıyor beni,Dişlerini gıcırdatıyor bana,Düşmanım gözlerini üzerime dikiyor.

10. İnsanlar bana dudak büküyor,Aşağılayarak tokat atıyor,Birleşiyorlar bana karşı.

11. Tanrı haksızlara teslim ediyor beni,Kötülerin kucağına atıyor.

12. Ben rahat yaşıyordum, ama Tanrı paraladı beni,Boynumdan tutup yere çaldı.Beni hedef yaptı kendine.

13. Okçuları beni kuşatıyor,Acımadan böbreklerimi deşiyor,Ödümü yerlere döküyor.

14. Bedenimde gedik üstüne gedik açıyor,Dev gibi üzerime saldırıyor.

15. ‹‹Giymek için çul diktim,Gururumu ayak altına aldım.

16. Ağlamaktan yüzüm kızardı,Gözlerimin altı morardı.

17. Yine de ellerim şiddetten uzak,Duam içtendir.

18. ‹‹Ey toprak, kanımı örtme,Feryadım asla dinmesin.

19. Daha şimdiden tanığım göklerde,Beni savunan yücelerdedir.

20. Dostlarım benimle eğleniyor,Gözlerim Tanrıya yaş döküyor;

21. Tanrı kendisiyle insan arasındaİnsanoğluyla komşusu arasında hak arasın diye.

22. ‹‹Çünkü birkaç yıl sonra,Dönüşü olmayan yolculuğa çıkacağım.

1. ‹‹Yaşama gücüm tükendi, günlerim kısaldı,Mezar gözlüyor beni.

2. Çevremi alaycılar kuşatmış,Gözümü onların aşağılamasıyla açıp kapıyorum.

3. ‹‹Ey Tanrı, kefilim ol kendine karşı,Başka kim var bana güvence verecek?

4. Çünkü onların aklını anlayışa kapadın,Bu yüzden onları zafere kavuşturmayacaksın.

5. Para için dostlarını satan adamınÇocuklarının gözünün feri söner.

6. ‹‹Tanrı beni insanların diline düşürdü,Yüzüme tükürmekteler.

7. Kederden gözümün feri söndü,Kollarım bacaklarım çırpı gibi.

8. Dürüst insanlar buna şaşıyor,Suçsuzlar tanrısızlara saldırıyor.

9. Doğrular kendi yolunu tutuyor,Elleri temiz olanlar gittikçe güçleniyor.

10. ‹‹Ama siz, hepiniz gelin yine deneyin!Aranızda bir bilge bulamayacağım.

11. Günlerim geçti, tasarılarım,Dileklerim suya düştü.

12. Bu insanlar geceyi gündüze çeviriyorlar,Karanlığa ‹Işık yakındır› diyorlar.

13. Ölüler diyarını evim diye gözlüyorsam,Yatağımı karanlığa seriyorsam,

14. Çukura ‹Babam›,Kurda ‹Annem, kızkardeşim› diyorsam,

15. Umudum nerede?Kim benim için umut görebilir?

16. Umut benimle ölüler diyarına mı inecek?Toprağa birlikte mi gireceğiz?››

1. Şuahlı Bildat şöyle yanıtladı:

2. ‹‹Ne zaman bitecek bu sözler?Biraz anlayışlı olun da konuşalım.

3. Niçin hayvan yerine konuyoruz,Gözünüzde aptal sayılıyoruz?

4. Sen kendini öfkenle paralıyorsun,Senin uğruna dünyadan vaz mı geçilecek?Kayalar yerini mi değiştirecek?

5. ‹‹Evet, kötünün ışığı sönecek,Ateşinin alevi parlamayacak.

6. Çadırındaki ışık karanlığa dönecek,Yanındaki kandil sönecek.

7. Adımlarının gücü zayıflayacak,Kurduğu düzene kendi düşecek.

8. Ayakları onu ağa götürecek,Kendi ayağıyla tuzağa basacak.

9. Topuğu kapana girecek,Tuzak onu kapacak.

10. Toprağa gizlenmiş bir ilmek,Yoluna koyulmuş bir kapan bekliyor onu.

11. Dehşet saracak onu her yandan,Her adımında onu kovalayacak.

12. Gücünü kıtlık kemirecek,Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.

13. Derisini hastalık yiyecek,Kollarıyla bacaklarını ölüm yutacak.

14. Güvenli çadırından atılacak,Dehşet kralının önüne sürüklenecek.

15. Çadırında ateş oturacak,Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.

16. Kökleri dipten kuruyacak,Dalları üstten solacak.

17. Ülkede anısı yok olacak,Adı dünyadan silinecek.

18. Işıktan karanlığa sürülecek,Dünyadan kovulacak.

19. Ne çocuğu ne torunu kalacak halkı arasında,Yaşadığı yerde kimsesi kalmayacak.

20. Batıdakiler onun yıkımına şaşacak,Doğudakiler dehşet içinde bakacak.

21. Evet, kötülerin yaşamı işte böyle son bulur,Tanrı'yı tanımayanların varacağı yer budur.››

1. Eyüp şöyle yanıtladı:

2. ‹‹Ne zamana dek beni üzecek,Sözlerinizle ezeceksiniz?

3. On kez oldu beni aşağılıyor,Hiç utanmadan saldırıyorsunuz.

4. Yanlış yola sapmışsam,Bu benim suçum.

5. Kendinizi gerçekten benden üstün görüyor,Utancımı bana karşı kullanıyorsanız,

6. Bilin ki, Tanrı bana haksızlık yaptı,Beni ağıyla kuşattı.

7. ‹‹İşte, ‹Zorbalık bu!› diye haykırıyorum, ama yanıt yok,Yardım için bağırıyorum, ama adalet yok.

8. Yoluma set çekti, geçemiyorum,Yollarımı karanlığa boğdu.

9. Üzerimden onurumu soydu,Başımdaki tacı kaldırdı.

10. Her yandan yıktı beni, tükendim,Umudumu bir ağaç gibi kökünden söktü.

11. Öfkesi bana karşı alev alev yanıyor,Beni hasım sayıyor.

12. Orduları üstüme üstüme geliyor,Bana karşı rampalar yapıyor,Çadırımın çevresinde ordugah kuruyorlar.

13. ‹‹Kardeşlerimi benden uzaklaştırdı,Tanıdıklarım bana büsbütün yabancılaştı.

14. Akrabalarım uğramaz oldu,Yakın dostlarım beni unuttu.

15. Evimdeki konuklarla hizmetçilerBeni yabancı sayıyor,Garip oldum gözlerinde.

16. Kölemi çağırıyorum, yanıtlamıyor,Dil döksem bile.

17. Soluğum karımı tiksindiriyor,Kardeşlerim benden iğreniyor.

18. Çocuklar bile beni küçümsüyor,Ayağa kalksam benimle eğleniyorlar.

19. Bütün yakın dostlarım benden iğreniyor,Sevdiklerim yüz çeviriyor.

20. Bir deri bir kemiğe döndüm,Ölümün eşiğine geldim.

21. ‹‹Ey dostlarım, acıyın bana, siz acıyın,Çünkü Tanrının eli vurdu bana.

22. Neden Tanrı gibi siz de beni kovalıyor,Etime doymuyorsunuz?

23. ‹‹Keşke şimdi sözlerim yazılsa,Kitaba geçseydi,

24. Demir kalemle, kurşunlaSonsuza dek kalsın diye kayaya kazılsaydı!

25. Oysa ben kurtarıcımın yaşadığını,Sonunda yeryüzüne geleceğini biliyorum.

26. Derim yok olduktan sonra,Yeni bedenimle Tanrıyı göreceğim.

27. Onu kendim göreceğim,Kendi gözlerimle, başkası değil.Yüreğim bayılıyor bağrımda!

28. Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu içinOnu kovalım› diyorsanız,

29. Kılıçtan korkmalısınız,Çünkü kılıç cezası öfkeli olur,O zaman adaletin var olduğunu göreceksiniz.››

1. Naamalı Sofar şöyle yanıtladı:

2. ‹‹Sıkıntılı düşüncelerim beni yanıt vermeye zorluyor,Bu yüzden çok heyecanlıyım.

3. Beni utandıran bir azar işitiyorum,Anlayışım yanıt vermemi gerektiriyor.

4. ‹‹Bilmiyor musun eskiden beri,İnsan dünyaya geldiğinden beri,

5. Kötünün zafer çığlığı kısadır,Tanrısızın sevinciyse bir anlıktır.

6. Boyu göklere erişse,Başı bulutlara değse bile,

7. Sonsuza dek yok olacak, kendi pisliği gibi;Onu görmüş olanlar, ‹Nerede o?› diyecekler.

8. Düş gibi uçacak, bir daha bulunamayacak,Gece görümü gibi yok olacak.

9. Kendisini görmüş olan gözler bir daha onu görmeyecek,Yaşadığı yerde artık görünmeyecektir.

10. Çocukları yoksulların lütfunu dileyecek,Malını kendi eliyle geri verecektir.

11. Kemiklerini dolduran gençlik ateşiKendisiyle birlikte toprakta yatacak.

12. ‹‹Kötülük ağzında tatlı gözükse,Onu dilinin altına gizlese bile,

13. Tutsa, bırakmasa,Damağının altına saklasa bile,

14. Yediği yiyecek midesinde ekşiyecek,İçinde kobra zehirine dönüşecek.

15. Yuttuğu servetleri kusacak,Tanrı onları midesinden çıkaracak.

16. Kobra zehiri emecek,Engereğin zehir dişi onu öldürecek.

17. Akarsuların, bal ve ayran akan derelerinSefasını süremeyecek.

18. Zahmetle kazandığınıYemeden geri verecek,Elde ettiği kazancın tadını çıkaramayacak.

19. Çünkü yoksulları ezip yüzüstü bıraktı,Kendi yapmadığı evi zorla aldı.

20. ‹‹Hırsı yüzünden rahat nedir bilmedi,Serveti onu kurtaramayacak.

21. Yediğinden artakalan olmadı,Bu yüzden bolluğu uzun sürmeyecek.

22. Varlık içinde yokluk çekecek,Sıkıntı tepesine binecek.

23. Karnını tıka basa doyurduğunda,Tanrı kızgın öfkesini ondan çıkaracak,Üzerine gazap yağdıracak.

24. Demir silahtan kaçacak olsa,Tunç ok onu delip geçecek.

25. Çekilince ok sırtından,Parıldayan ucu ödünden çıkacak,Dehşet çökecek üzerine.

26. Koyu karanlık onun hazinelerini gözlüyor.Körüklenmemiş ateş onu yiyip bitirecek,Çadırında artakalanı tüketecek.

27. Suçunu gökler açığa çıkaracak,Yeryüzü ona karşı ayaklanacak.

28. Varlığını seller,Azgın sular götürecek Tanrının öfkelendiği gün.

29. Budur kötünün Tanrı'dan aldığı pay,Budur Tanrı'nın ona verdiği miras.››

1. Eyüp şöyle yanıtladı:

2. ‹‹Sözümü dikkatle dinleyin,Bana verdiğiniz avuntu bu olsun.

3. Bırakın ben de konuşayım,Ben konuştuktan sonra alay edin.

4. ‹‹Yakınmam insana mı karşı?Niçin sabırsızlanmayayım?

5. Bana bakın da şaşın,Elinizi ağzınıza koyun.

6. Bunu düşündükçe içimi korku sarıyor,Bedenimi titreme alıyor.

7. Kötüler niçin yaşıyor,Yaşlandıkça güçleri artıyor?

8. Çocukları sapasağlam çevrelerinde,Soyları gözlerinin önünde.

9. Evleri güvenlik içinde, korkudan uzak,Tanrının sopası onlara dokunmuyor.

10. Boğalarının çiftleşmesi hiç boşa çıkmaz,İnekleri hep doğurur, hiç düşük yapmaz.

11. Çocuklarını sürü gibi salıverirler,Yavruları oynaşır.

12. Tef ve lir eşliğinde şarkı söyler,Ney sesiyle eğlenirler.

13. Ömürlerini bolluk içinde geçirir,Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.

14. Tanrıya, ‹Bizden uzak dur!› derler,‹Yolunu öğrenmek istemiyoruz.

15. Her Şeye Gücü Yeten kim ki, Ona kulluk edelim?Ne kazancımız olur Ona dua etsek?›

16. Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil.Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.

17. ‹‹Kaç kez kötülerin kandili söndü,Başlarına felaket geldi,Tanrı öfkelendiğinde paylarına düşen kederi verdi?

18. Kaç kez rüzgarın sürüklediği saman gibi,Kasırganın uçurduğu saman çöpü gibi oldular?

19. ‹Tanrı babaların cezasını çocuklarına çektirir› diyorsunuz,Kendilerine çektirsin de bilsinler nasıl olduğunu.

20. Yıkımlarını kendi gözleriyle görsünler,Her Şeye Gücü Yetenin gazabını içsinler.

21. Çünkü sayılı ayları sona erinceGeride bıraktıkları aileleri için niye kaygı çeksinler?

22. ‹‹En yüksektekileri bile yargılayan TanrıyaKim akıl öğretebilir?

23. Biri gücünün doruğunda ölür,Büsbütün rahat ve kaygısız.

24. Bedeni iyi beslenmiş,İlikleri dolu.

25. Ötekiyse acı içinde ölür,İyilik nedir hiç tatmamıştır.

26. Toprakta birlikte yatarlar,Üzerlerini kurt kaplar.

27. ‹‹Bakın, düşüncelerinizi,Bana zarar vermek için kurduğunuz düzenleri biliyorum.

28. ‹Büyük adamın evi nerede?› diyorsunuz,‹Kötülerin çadırları nerede?›

29. Yolculara hiç sormadınız mı?Anlattıklarına kulak asmadınız mı?

30. Felaket günü kötü insan esirgenir,Gazap günü ona kurtuluş yolu gösterilir.

31. Kim davranışını onun yüzüne vurur?Kim yaptığının karşılığını ona ödetir?

32. Mezarlığa taşınır,Kabri başında nöbet tutulur.

33. Vadi toprağı tatlı gelir ona,Herkes ardından gider,Önüsıra gidenlerse sayısızdır.

34. ‹‹Boş laflarla beni nasıl avutursunuz?Yanıtlarınızdan çıkan tek sonuç yalandır.››

1. Temanlı Elifaz şöyle yanıtladı:

2. ‹‹İnsan Tanrıya yararlı olabilir mi?Bilge kişinin bile Ona yararı dokunabilir mi?

3. Doğruluğun Her Şeye Gücü Yetene ne zevk verebilir,Kusursuz yaşamın Ona ne kazanç sağlayabilir?

4. Seni azarlaması, dava etmesiOndan korktuğun için mi?

5. Kötülüğün büyük,Günahların sonsuz değil mi?

6. Çünkü kardeşlerinden nedensiz rehin alıyor,Onları soyuyordun.

7. Yorguna su içirmedin,Açtan ekmeği esirgedin;

8. Ülkeye bileğinle sahip oldun,Saygın biri olarak orada yaşadın.

9. Dul kadınları eli boş çevirdin,Öksüzlerin kolunu kanadını kırdın.

10. Bu yüzden her yanın tuzaklarla çevrili,Ansızın gelen korkuyla yılıyorsun,

11. Her şey kararıyor, göremez oluyorsun,Seller altına alıyor seni.

12. ‹‹Tanrı göklerin yükseklerinde değil mi?Yıldızlara bak, ne kadar yüksekteler!

13. Sen ise, ‹Tanrı ne bilir?› diyorsun,‹Zifiri karanlığın içinden yargılayabilir mi?

14. Koyu bulutlar Ona engeldir, göremez,Gökkubbenin üzerinde dolaşır.›

15. Kötülerin yürüdüğüEski yolu mu tutacaksın?

16. Onlar ki, vakitleri gelmeden çekilip alındılar,Temellerini sel bastı.

17. Tanrıya, ‹Bizden uzak dur!› dediler,‹Her Şeye Gücü Yeten bize ne yapabilir?›

18. Ama onların evlerini iyilikle dolduran Oydu.Bunun için kötülerin öğüdü benden uzak olsun.

19. ‹‹Doğrular onların yıkımını görüp sevinir,Suçsuzlar şöyle diyerek eğlenir:

20. ‹Düşmanlarımız yok edildi,Malları yanıp kül oldu.›

21. ‹‹Tanrıyla dost ol, barış ki,Bolluğa eresin.

22. Ağzından çıkan öğretiyi benimse,Sözlerini yüreğinde tut.

23. Her Şeye Gücü Yetene dönersen, eski haline kavuşursun.Kötülüğü çadırından uzak tutar,

24. Altınını yere,Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,

25. Her Şeye Gücü Yeten senin altının,Değerli gümüşün olur.

26. O zaman Her Şeye Gücü Yetenden zevk alır,Yüzünü Tanrıya kaldırırsın.

27. Ona dua edersin, dinler seni,Adaklarını yerine getirirsin.

28. Neye karar verirsen yapılır,Yollarını ışık aydınlatır.

29. İnsanlar seni alçaltınca, güvenini yitirme,Çünkü Tanrı alçakgönüllüleri kurtarır.

30. O suçsuz olmayanı bile kurtarır,Senin ellerinin temizliği sayesinde kurtulur suçlu.››

1. Eyüp şöyle yanıtladı:

2. ‹‹Bugün de acı acı yakınacağım,İniltime karşın Tanrının üzerimdeki eli ağırdır.

3. Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim,Tahtına varabilseydim!

4. Davamı önünde dile getirir,Kanıtlarımı art arda sıralardım.

5. Bana vereceği yanıtı öğrenir,Ne diyeceğini anlardım.

6. Eşsiz gücüyle bana karşı mı çıkardı?Hayır, yalnızca dinlerdi beni.

7. Haklı kişi davasını oraya, Onun önüne getirebilirdi,Ben de yargılanmaktan sonsuza dek kurtulurdum.

8. ‹‹Doğuya gitsem orada değil,Batıya gitsem Onu bulamıyorum.

9. Kuzeyde iş görse Onu seçemiyorum,Güneye dönse Onu göremiyorum.

10. Ama O tuttuğum yolu biliyor,Beni sınadığında altın gibi çıkacağım.

11. Adımlarını yakından izledim,Sapmadan yolunu tuttum.

12. Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım,Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.

13. ‹‹O tek başınadır, kim Onu caydırabilir?Canı ne isterse onu yapar.

14. Benimle ilgili kararını yerine getirir,Daha nice tasarısı vardır.

15. Bu yüzden dehşete düşerim huzurunda,Düşündükçe korkarım Ondan.

16. Tanrı cesaretimi kırdı,Her Şeye Gücü Yeten beni yıldırdı.

17. Karanlık beni susturamadı,Yüzümü örten koyu karanlık.

1. ‹‹Niçin Her Şeye Gücü Yeten yargı için vakit saptamıyor?Neden Onu tanıyanlar bu günleri görmesin?

2. İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor,Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.

3. Öksüzlerin eşeğini kovuyor,Dul kadının öküzünü rehin alıyorlar.

4. Yoksulları yoldan saptırıyor,Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.

5. Bakın, yoksullar çöldeki yaban eşekleri gibiYiyecek bulmak için erkenden işe çıkıyorlar,Çocuklarına yiyeceği kırlar sağlıyor.

6. Yemlerini tarlalardan topluyor,Kötülerin bağındaki artıkları eşeliyorlar.

7. Geceyi giysisiz, çıplak geçiriyorlar,Örtünecek şeyleri yok soğukta.

8. Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor,Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.

9. Öksüz memeden uzaklaştırılıyor,Düşkünün bebeği rehin alınıyor.

10. Giysisiz, çıplak dolaşıyor,Aç karnına demet taşıyorlar.

11. Teraslar arasında zeytin eziyor,Susuzluktan kavrulurkenŞarap için üzüm sıkıyorlar.

12. Kentlerden insan iniltileri yükseliyor,Yaralı canlar feryat ediyor,Ama Tanrı haksızlığı önemsemiyor.

13. ‹‹Bunlar ışığa başkaldıranlardır;Onun yolunu tanımaz,İzinde yürümezler.

14. Gün kararınca katil kalkar,Düşkünü, yoksulu öldürür,Hırsız gibi sıvışır geceleyin.

15. Zina edenin gözü alaca karanlıktadır,‹Beni kimse görmez› diye düşünür,Yüzünü örtüyle gizler.

16. Hırsızlar karanlıkta evleri deler,Gündüz gizlenir, ışık nedir bilmezler.

17. Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların,Karanlığın dehşetiyle dostturlar.

18. ‹‹Diyorsunuz ki, ‹Suyun üstündeki köpüktür onlar,Lanetlidir ülkedeki payları,Kimse bağlara gitmez.

19. Kuraklık ve sıcağın eriyen karı alıp götürdüğü gibiÖlüler diyarı da günahlıları alıp götürür.

20. Rahim onları unutacak,Kurtlara yem olacak,Bir daha anılmayacaklar.Haksızlık bir ağaç gibi kırılacak.

21. Onlar çocuğu olmayan kısır kadınları yolar,Dul kadına iyilik etmezler.

22. Tanrı, gücüyle zorbaları yok eder,Harekete geçince zorbaların yaşama umudu kalmaz.

23. Tanrı onlara güven verir, Ona güvenirler,Ama gözü yürüdükleri yoldadır.

24. Kısa süre yükselir, sonra yok olurlar,Düşerler, tıpkı ötekiler gibi alınıp götürülür,Başak başı gibi kesilirler.›

25. ‹‹Böyle değilse, kim beni yalancı çıkarabilir,Söylediklerimin boş olduğunu gösterebilir?››

1. Şuahlı Bildat şöyle yanıtladı:

2. ‹‹Egemenlik ve heybet Tanrıya özgüdür,Yüce göklerde düzen kuran Odur.

3. Orduları sayılabilir mi?Işığı kimin üzerine doğmaz?

4. İnsan Tanrının önünde nasıl doğru olabilir?Kadından doğan biri nasıl temiz olabilir?

5. Onun gözünde ay parlak,Yıldızlar temiz değilse,

6. Nerede kaldı bir kurtçuk olan insan,Bir böcek olan insanoğlu!››

1. Eyüp şöyle yanıtladı:

2. ‹‹Çaresize nasıl yardım ettin!Güçsüz pazıyı nasıl kurtardın!

3. Bilge olmayana ne öğütler verdin!Sağlam bilgiyi pek güzel öğrettin!

4. Bu sözleri kime söyledin?Senin ağzından konuşan ruh kimin?

5. ‹‹Suların ve sularda yaşayanların altındaÖlüler titriyor.

6. Tanrının önünde ölüler diyarı çıplaktır,Yıkım diyarı örtüsüz.

7. O boşluğun üzerine kuzey göklerini yayar,Hiçliğin üzerine dünyayı asar.

8. Bulutların içine suları sarar,Bulutlar yırtılmaz onların ağırlığı altında.

9. Dolunayın yüzünü örter,Üstüne bulutlarını serper.

10. Suların yüzeyine sınır çizerIşıkla karanlığın ayrıldığı yerde.

11. Göklerin direkleri sarsılır,Şaşkına dönerler O azarlayınca.

12. Gücüyle denizi çalkalar,Ustaca Rahavı vurur. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.

13. Gökler Onun soluğuyla açılır,Onun eli parçalar kaçan yılanı.

14. Bunlar yaptıklarının küçücük parçaları,O'ndan duyduğumuz hafif bir fısıltıdır.Gürleyen gücünü kim anlayabilir?››fı sözleridir.

1. Eyüp anlatmaya devam etti:

2. ‹‹Hakkımı elimden alan Tanrının varlığı hakkı için,Bana acı çektiren Her Şeye Gücü Yetenin hakkı için,

3. İçimde yaşam belirtisi olduğu sürece,Tanrının soluğu burnumda olduğu sürece,

4. Ağzımdan kötü söz çıkmayacak,Dilimden yalan dökülmeyecek.

5. Size asla hak vermeyecek,Son soluğumu verene dek suçsuz olduğumu söyleyeceğim.

6. Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım,Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.

7. ‹‹Düşmanlarım kötüler gibi,Bana saldıranlar haksızlar gibi cezalandırılsın.

8. Tanrısız insanın umudu nedirTanrı onu yok ettiğinde, canını aldığında?

9. Başına sıkıntı geldiğinde,Tanrı feryadını duyar mı?

10. Her Şeye Gücü Yetenden zevk alır mı?Her zaman Tanrıya yakarır mı?

11. ‹‹Tanrının gücünü size öğreteceğim,Her Şeye Gücü Yetenin tasarısını gizlemeyeceğim.

12. Aslında siz, hepiniz gördünüz bunu,Öyleyse ne diye boş boş konuşuyorsunuz?

13. ‹‹Kötünün Tanrıdan alacağı pay,Zorbanın Her Şeye Gücü Yetenden alacağı miras şudur:

14. Çocukları ne kadar çok olursa olsun, kılıçla öldürülecek,Soyu yeterince ekmek bulamayacaktır.

15. Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek,Dul karıları ağlamayacaktır.

16. Kötü insan kum gibi gümüş yığsa,Yığınla giysi biriktirse,

17. Onun biriktirdiğini doğru insan giyecek,Gümüşü suçsuz paylaşacak.

18. Evini güve kozası gibi inşa eder,Bekçinin kurduğu çardak gibi.

19. Zengin olarak yatar, ama bu öyle sürmez,Gözlerini açtığında hepsi yok olup gitmiştir.

20. Dehşet onu sel gibi basar,Kasırga gece kapar götürür.

21. Doğu rüzgarı onu uçurup götürür,Yerinden silip süpürür.

22. Acımasızca üzerine eser,Elinden kaçmaya çalışırken.

23. Onunla alay ederek el çırpar,Yerinden ıslık çalar.›› sözleridir.

1. Gümüş maden ocağından elde edilir,Altını arıtmak için de bir yer vardır.

2. Demir topraktan çıkarılır,Bakırsa taştan.

3. İnsan karanlığa son verir,Koyu karanlığın, ölüm gölgesinin taşlarınıSon sınırına kadar araştırır.

4. Maden kuyusunu insanların oturduğu yerden uzakta açar,İnsan ayağının unuttuğu yerlerde,Herkesten uzak iplere sarılıp sallanır.

5. Ekmek topraktan çıkar,Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.

6. Kayalarından laciverttaşı çıkar,Yüzeyi altın tozunu andırır.

7. Yırtıcı kuş yolu bilmez,Doğanın gözü onu görmemiştir.

8. Güçlü hayvanlar oraya ayak basmamış,Aslan oradan geçmemiştir.

9. Madenci elini çakmak taşına uzatır,Dağları kökünden altüst eder.

10. Kayaların içinden tüneller açar,Gözleri değerli ne varsa görür.

11. Irmakların kaynağını tıkar,Gizli olanı ışığa çıkarır.

12. Ama bilgelik nerede bulunur?Aklın yeri neresi?

13. İnsan onun değerini bilmez,Yaşayanlar diyarında ona rastlanmaz.

14. Engin, ‹‹Bende değil›› der,Deniz, ‹‹Yanımda değil.››

15. Onun bedeli saf altınla ödenmez,Değeri gümüşle ölçülmez.

16. Ona Ofir altınıyla, değerli oniksle,Laciverttaşıyla değer biçilmez.

17. Ne altın ne cam onunla karşılaştırılabilir,Saf altın kaplara değişilmez.

18. Yanında mercanla billurun sözü edilmez,Bilgeliğin değeri mücevherden üstündür.

19. Kûş topazı onunla denk sayılmaz,Saf altınla ona değer biçilmez.

20. Öyleyse bilgelik nereden geliyor?Aklın yeri neresi?

21. O bütün canlıların gözünden uzaktır,Gökte uçan kuşlardan bile saklıdır.

22. Yıkımla Ölüm:‹‹Kulaklarımız ancak fısıltısını duydu›› der.

23. Onun yolunu Tanrı anlar,Yerini bilen Odur.

24. Çünkü O yeryüzünün uçlarına kadar bakar,Göklerin altındaki her şeyi görür.

25. Rüzgara güç verdiği,Suları ölçtüğü,

26. Yağmura kural koyduğu,Yıldırıma yol açtığı zaman,

27. Bilgeliği görüp değerini biçti,Onu onaylayıp araştırdı.

28. İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi,‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››

1. Eyüp yine anlatmaya başladı:

2. ‹‹Keşke geçen aylar geri gelseydi,Tanrının beni kolladığı,

3. Kandilinin başımın üstünde parladığı,Işığıyla karanlıkta yürüdüğüm günler,

4. Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi,Tanrının çadırımı dostça koruduğu,

5. Her Şeye Gücü Yetenin henüz benimle olduğu,Çocuklarımın çevremde bulunduğu,

6. Yollarımın sütle yıkandığı,Yanımdaki kayanın zeytinyağı akıttığı günler!

7. ‹‹Kent kapısına gidipKürsümü meydana koyduğumda,

8. Gençler beni görüp gizlenir,Yaşlılar kalkıp ayakta dururlardı;

9. Önderler konuşmaktan çekinir,Elleriyle ağızlarını kaparlardı;

10. Soyluların sesi kesilir,Dilleri damaklarına yapışırdı.

11. Beni duyan kutlar,Beni gören överdi;

12. Çünkü yardım isteyen yoksulu,Desteği olmayan öksüzü kurtarırdım.

13. Ölmekte olanın hayır duasını alır,Dul kadının yüreğini sevinçten coştururdum.

14. Doğruluğu giysi gibi giyindim,Adalet kaftanım ve sarığımdı sanki.

15. Körlere göz,Topallara ayaktım.

16. Yoksullara babalık eder,Garibin davasını üstlenirdim.

17. Haksızın çenesini kırar,Avını dişlerinin arasından kapardım.

18. ‹‹ ‹Son soluğumu yuvamda vereceğim› diye düşünüyordum,‹Günlerim kum taneleri kadar çok.

19. Köküm sulara erişecek,Çiy geceyi dallarımda geçirecek.

20. Aldığım övgüler tazelenecek,Elimdeki yay yenilenecek.›

21. ‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler,Öğüdümü sessizce beklerlerdi.

22. Ben konuştuktan sonra onlar konuşmazdı,Sözlerim üzerlerine damlardı.

23. Yağmuru beklercesine beni bekler,Son yağmurları içercesine sözlerimi içerlerdi.

24. Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı,Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.

25. Onların yolunu ben seçer, başlarında dururdum,Askerlerinin ortasında kral gibi otururdum,Yaslıları avutan biri gibiydim.

1. ‹‹Ama şimdi, yaşı benden küçük olanlarBenimle alay etmekte,Oysa babalarını sürümün köpeklerininYanına koymaya tenezzül etmezdim.

2. Çünkü güçleri tükenmişti,Bileklerinin gücü ne işime yarardı?

3. Yoksulluktan, açlıktan bitkindiler,Akşam çölde, ıssız çorak yerlerde kök kemiriyorlardı.

4. Çalılıklarda karapazı topluyor,Retem kökü yiyorlardı.

5. Toplumdan kovuluyorlardı,İnsanlar hırsızmışlar gibi onlara bağırıyordu.

6. Korkunç vadilerde, yerdeki deliklerde,Kaya kovuklarında yaşıyorlardı.

7. Çalıların arasında anırır,Çalı altında birbirine sokulurlardı.

8. Aptalların, adı sanı belirsiz insanların çocuklarıydılar,Ülkeden kovulmuşlardı.

9. ‹‹Şimdiyse destan oldum dillerine,Ağızlarına doladılar beni.

10. Benden tiksiniyor, uzak duruyorlar,Yüzüme tükürmekten çekinmiyorlar.

11. Tanrı ipimi çözüp beni alçalttığı içinDizginsiz davranmaya başladılar bana.

12. Sağımdaki ayak takımı üzerime yürüyor,Ayaklarımı kaydırıyor,Bana karşı rampalar kuruyorlar.

13. Yolumu kesiyor,Kimseden yardım görmedenBeni yok etmeye çalışıyorlar.

14. Koca bir gedikten girer gibi ilerliyor,Yıkıntılar arasından üzerime yuvarlanıyorlar.

15. Dehşet çöktü üzerime,Onurum rüzgara kapılmış gibi uçtu,Mutluluğum bulut gibi geçip gitti.

16. ‹‹Şimdi tükeniyorum,Acı günler beni ele geçirdi.

17. Geceleri kemiklerim sızlıyor,Beni kemiren acılar hiç durmuyor.

18. Tanrının şiddetiÜzerimdeki giysiye dönüştü,Gömleğimin yakası gibi beni sıkıyor.

19. Beni çamura fırlattı,Toza, küle döndüm.

20. ‹‹Sana yakarıyorum, ama yanıt vermiyorsun,Ayağa kalktığımda gözünü bana dikiyorsun.

21. Bana acımasız davranıyor,Bileğinin gücüyle beni eziyorsun.

22. Beni kaldırıp rüzgara bindiriyorsun,Fırtınanın içinde darma duman ediyorsun.

23. Biliyorum, beni ölüme,Bütün canlıların toplanacağı yere götüreceksin.

24. ‹‹Kuşkusuz düşenin dostu olmaz,Felakete uğrayıp yardım istediğinde.

25. Sıkıntıya düşenler için ağlamaz mıydım?Yoksullar için üzülmez miydim?

26. Ama ben iyilik beklerken kötülük geldi,Işık umarken karanlık geldi.

27. İçim kaynıyor, rahatım yok,Önümde acı günler var.

28. Yaslı yaslı dolaşıyorum, güneş yok,Topluluk içinde kalkıp feryat ediyorum.

29. Çakallarla kardeş,Baykuşlarla arkadaş oldum.

30. Derim karardı, soyuluyor,Kemiklerim ateşten yanıyor.

31. Lirimin sesi yas feryadına,Neyimin sesi ağlayanların sesine döndü.

1. ‹‹Gözlerimle antlaşma yaptımŞehvetle bir kıza bakmamak için.

2. Çünkü insanın yukarıdan, Tanrıdan payı nedir,Yücelerden, Her Şeye Gücü Yetenden mirası ne?

3. Kötüler için felaket,Haksızlık yapanlar için bela değil mi?

4. Yürüdüğüm yolları görmüyor mu,Attığım her adımı saymıyor mu?

5. ‹‹Eğer yalan yolunda yürüdümse,Ayağım hileye seğirttiyse,

6. -Tanrı beni doğru teraziyle tartsın,Kusursuz olduğumu görsün-

7. Adımım yoldan saptıysa,Yüreğim gözümü izlediyse,Ellerim pisliğe bulaştıysa,

8. Ektiğimi başkaları yesin,Ekinlerim kökünden sökülsün.

9. ‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam,Komşumun kapısında pusuya yattıysam,

10. Karım başkasının buğdayını öğütsün,Onunla başka erkekler yatsın.

11. Çünkü bu utanç verici,Yargılanması gereken bir suç olurdu.

12. Yıkım diyarına dek yakan bir ateştir o,Bütün ürünümü kökünden kavururdu.

13. ‹‹Benimle ters düştüklerindeKölemin ve hizmetçimin hakkını yemişsem,

14. Tanrı yargıladığında ne yaparım?Hesap sorduğunda ne yanıt veririm?

15. Beni ana karnında yaratan onu da yaratmadı mı?Rahimde bize biçim veren O değil mi?

16. ‹‹Eğer yoksulların dileğini geri çevirdimse,Dul kadının umudunu kırdımsa,

17. Ekmeğimi yalnız yedim,Öksüzle paylaşmadımsa,

18. Gençliğimden beri öksüzü baba gibi büyütmedimse,Doğduğumdan beri dul kadına yol göstermedimse,

19. Giysisi olmadığı için can çekişen biriniYa da örtüsü olmayan bir yoksulu gördüm de,

20. Koyunlarımın yünüyle ısıtmadıysam,O da içinden beni kutsamadıysa,

21. Mahkemede sözümün geçtiğini bilerekÖksüze el kaldırdımsa,

22. Kolum omuzumdan düşsün,Kol kemiğim kırılsın.

23. Çünkü Tanrıdan gelecek beladan korkarım,Onun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam.

24. ‹‹Eğer umudumu altına bağladımsa,Saf altına, ‹Güvencim sensin› dedimse,

25. Servetim çok,Varlığımı bileğimle kazandım diye sevindimse,

26. Işıldayan güneşe,Parıldayarak hareket eden aya bakıp da,

27. İçimden ayartıldımsa,Elim onlara taptığımı gösteren bir öpücük yolladıysa,

28. Bu da yargılanacak bir suç olurdu,Çünkü yücelerdeki Tanrıyı yadsımış olurdum.

29. ‹‹Eğer düşmanımın yıkımına sevindim,Başına kötülük geldi diye keyiflendimse,

30. -Kimsenin canına lanet ederekAğzımın günah işlemesine izin vermedim-

31. Evimdeki insanlar, ‹Eyüpün verdiği etleKarnını doyurmayan var mı?› diye sormadıysa,

32. -Hiçbir yabancı geceyi sokakta geçirmezdi,Çünkü kapım her zaman yolculara açıktı-

33. Kalabalıktan çok korktuğum,Boyların aşağılamasından yıldığım,Susup dışarı çıkmadığım içinSuçumu bağrımda gizleyipAdem gibi isyanımı örttümse,

34.

35. -‹‹Keşke beni dinleyen biri olsa!İşte savunmamı imzalıyorum,Her Şeye Gücü Yeten bana yanıt versin!Hasmımın yazdığı tomar elimde olsa,

36. Kuşkusuz onu omuzumda taşır,Taç gibi başıma koyardım.

37. Attığım her adımı ona bildirir,Kendisine bir önder gibi yaklaşırdım.-

38. ‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa,Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,

39. Ürününü para ödemeden yedimseYa da üzerinde oturanların kalbini kırdımsa,

40. Orada buğday yerine diken,Arpa yerine delice bitsin.›› Eyüp'ün konuşması sona erdi.

1. Böylece bu üç kişi Eyüpe yanıt vermekten vaz geçti, çünkü Eyüp kendi doğruluğundan emindi.

2. Ram ailesinden Bûzlu Barakel oğlu Elihu Eyüpe çok öfkelendi. Çünkü Eyüp kendini Tanrıdan haklı görüyordu.

3. Elihu Eyüpün üç arkadaşına da öfkelendi, çünkü Eyüpü suçlamalarına karşın sağlam bir yanıt bulamamışlardı.

4. Elihu Eyüple konuşmak için sırasını beklemişti, çünkü ötekiler yaşça kendisinden büyüktü.

5. Bu üç kişinin başka bir şey söyleyemeyeceğini görünce öfkesi alevlendi. ‹‹Tanrıyı››.

6. Bûzlu Barakel oğlu Elihu şöyle konuştu: ‹‹Ben yaşça küçüğüm, sizse yaşlısınız.Bu yüzden çekindim, bildiğimi söylemekten korktum.

7. ‹Çok gün görenler konuşsun› dedim,‹Çok yıl yaşayanlar bilgeliği öğretsin.›

8. Oysa insana ruh,Her Şeye Gücü Yetenin soluğu akıl verir.

9. Akıl yaşta değil baştadır.Adaleti anlamak yaşa bakmaz.

10. ‹‹Bu yüzden, ‹Beni dinleyin› diyorum,Ben de bildiğimi söyleyeyim.

11. Siz konuşurken ben bekledim,Siz ne diyeceğinizi araştırırkenDüşüncelerinizi dinledim.

12. Bütün dikkatimi size çevirdim.Ama hiçbiriniz Eyüpün haksızlığını kanıtlayamadı,Onun söylediklerine karşılık veremedi.

13. ‹Biz bilgeliğe eriştik,Bırakın Tanrı onu haksız çıkarsın, insan değil› demeyin.

14. Ama Eyüpün sözlerinin hedefi ben değildim,Bu yüzden onu sizin sözlerinizle yanıtlamayacağım.

15. ‹‹Onlar yıldı, yanıt veremiyorlar artık,Söyleyecek şeyleri kalmadı.

16. Onlar konuşmuyor diye ben beklemeli miyim,Duruyor, yanıt vermiyorlar diye?

17. Benim de söyleyecek sözüm var,Ben de bildiğimi söyleyeceğim.

18. Çünkü içim dolu,İçimdeki ruh beni zorluyor.

19. İçim açılmamış şarap gibi,Yeni şarap tulumları gibi patlamak üzere.

20. Konuşup rahatlamalıyım,Ağzımı açıp yanıtlamalıyım.

21. Kimseye ayrıcalık göstermeyecek,Kimseye yaltaklanmayacağım.

22. Çünkü yaltaklanmayı bilsem,Yaratıcım beni hemen yok ederdi.

1. ‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp,Söyleyeceğim her şeye kulak ver.

2. Ağzımı açtım açacağım,Söyleyeceklerim dilimin ucunda.

3. Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor,Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.

4. Beni Tanrının Ruhu yarattı,Her Şeye Gücü Yetenin soluğu yaşam veriyor bana.

5. Elinden gelirse beni yanıtla,Kendini hazırla, karşımda dur.

6. Tanrının önünde ben de tıpkı senin gibiyim,Ben de balçıktan yaratıldım.

7. Onun için dehşetim seni yıldırmasın,Baskım sana ağır gelmesin.

8. ‹‹Sesin hâlâ kulaklarımda,Şöyle demiştin:

9. ‹Ben kusursuz ve günahsızım,Temiz ve suçsuzum.

10. Yine de Tanrı bana karşı bahane arıyor,Beni düşman görüyor.

11. Ayaklarımı tomruğa vuruyor,Yollarımı gözetliyor.›

12. ‹‹Ama sana şunu söyleyeyim,Bu konuda haksızsın.Çünkü Tanrı insandan büyüktür.

13. İnsanın hiçbir sözünü yanıtlamıyor diyeNiçin Onunla çekişiyorsun?

14. Çünkü insan anlamasa da,Tanrı şu ya da bu yolla konuşur.

15. Rüyada, geceleyin görümde,İnsanları ağır uyku basınca,Yatakta yatarlarken,

16. Kulaklarına konuşur,Uyarısıyla onları korkutur;

17. Onları yaptıkları kötülükten döndürmek,Gururdan uzak tutmak,

18. Canlarını çukurdan,Hayatlarını ölümden kurtarmak için.

19. İnsan yatağında acılarla,Kemiklerinde dinmez sızılarla yola getirilir.

20. Öyle ki, içi yemek kaldırmaz,En lezzetli yiyecekten tiksinir.

21. Eti erir, görünmez olur,Gözükmeyen kemikleri ortaya çıkar.

22. Canı çukura,Hayatı ölüm meleklerine yaklaşır.

23. ‹‹Yine de insana doğruyu bildirmek içinYanında bir melek, bin melekten biriArabulucu olarak bulunursa,

24. Ona lütfeder de,‹Onu ölüm çukuruna inmekten kurtar,Ben fidyeyi buldum› derse,

25. Eti çocuk eti gibi yenilenir,Gençlik günlerine döner.

26. Dua ettiğinde Tanrı ondan hoşnut kalır,O da Tanrının yüzünü görüp sevinir.Tanrı onun durumunu düzeltir.

27. Sonra insanların önünde türkü çağırır:‹Günah işleyip doğru yoldan saptım,Ama Tanrı hak ettiğim cezayı vermedi bana,

28. Canımı çukura inmekten O kurtardı,Işığı görmek için yaşayacağım.›

29. ‹‹İşte, insanın canını çukurdan çıkarmak,Onu yaşam ışığıyla aydınlatmak içinTanrı bütün bunları iki kez,Hatta üç kez yapar.

30.

31. ‹‹İyi dinle, Eyüp, kulak ver,Sen sus, ben konuşacağım.

32. Söyleyeceğin bir şey varsa söyle,Çünkü seni haklı çıkarmak isterim.

33. Yoksa, beni dinle,Sus da sana bilgelik öğreteyim.››

1. Elihu konuşmasına şöyle devam etti:

2. ‹‹Ey bilgeler, sözlerimi dinleyin,Kulak verin bana, ey bilgi sahipleri.

3. Çünkü damak nasıl yemeği tadarsa,Kulak da sözleri sınar.

4. Gelin, doğruyu seçelim,İyiyi birlikte öğrenelim.

5. ‹‹Çünkü Eyüp, ‹Ben suçsuzum› diyor,‹Tanrı hakkımı elimden aldı.

6. Haklı olduğum halde yalancı sayılıyorum,Suçsuz olduğum halde okunla yaraladın beni.›

7. Eyüp gibisi var mı?Alayı su gibi içiyor!

8. Kötülük yapanlarla dostluk edip geziyor,Kötülerle aynı yolda yürüyor.

9. Çünkü, ‹Tanrıyı hoşnut etmeye çalışmakİnsana yarar getirmez› diyor.

10. ‹‹Bu yüzden, ey sağduyulu insanlar, beni dinleyin!Tanrı kötülük yapar mı,Her Şeye Gücü Yeten haksızlık eder mi? Asla!

11. Çünkü O herkese yaptığının karşılığını öder,Hak ettiğini başına getirir.

12. Tanrı kesinlikle kötülük etmez,Her Şeye Gücü Yeten adaleti saptırmaz.

13. Kim yeryüzünü Ona emanet etti?Kim Onu bütün dünyanın başına atadı?

14. Eğer niyet eder deRuhunu ve soluğunu geri çekerse,

15. Bütün insanlık bir anda yok olur,İnsan yine toprağa döner.

16. ‹‹Aklın varsa dinle,Kulak ver sözlerime.

17. Adaletten nefret eden hiç hüküm sürebilir mi?Adil ve güçlü olanı suçlayacak mısın?

18. Krallara, ‹Değersizsiniz›,Soylulara, ‹Kötüsünüz› diyen,

19. Önderlere ayrıcalık tanımayan,Zengini yoksuldan çok önemsemeyen O değil mi?Çünkü hepsi Onun ellerinin işidir.

20. Gece yarısı bir anda ölürler,Herkes sarsılır, ölüp gider,Güçlüler de insan eli değmeden alınıp götürülür.

21. ‹‹Tanrının gözleri insanların yolundan ayrılmaz,Attıkları her adımı görür.

22. Kötülük yapanların gizlenebileceğiNe karanlık bir yer vardır, ne de ölüm gölgesi.

23. Yargılanmak için önüne gelsinler diye,Tanrı insanları sorgulamaya pek gerek duymaz.

24. Araştırmadan güçlü insanları kırar,Onların yerine başkalarını diker.

25. Çünkü ne yaptıklarını bilir,Gece onları deviriverir, ezilirler.

26. Herkesin gözü önündeKötülükleri yüzünden onları cezalandırır;

27. Artık Onun ardından gitmedikleri,Yollarının hiçbirini dikkate almadıkları için.

28. Yoksulun feryadını Ona duyurdular;Düşkünlerin feryadını işitti.

29. Ama Tanrı sessiz kalırsa kim Onu suçlayabilir?Yüzünü gizlerse kim Onu görebilir?Bir ulusa karşı da bir insana karşı da O hep aynıdır,

30. Tanrısız insan krallık etmesin,Halka tuzak kurmasın diye.

31. ‹‹Kimse Tanrıya,‹Suçluyum, artık kötülük yapmayacağım› dedi mi,

32. ‹Göremediğimi sen bana öğret,Haksızlık ettimse, bir daha etmem?›

33. Onu reddettiğin halde,Senin keyfince mi seni ödüllendirmeli?Çünkü karar verecek olan sensin, ben değil,Öyleyse anlat bana bildiğini.

34. ‹‹Sağduyulu insanlar,Beni dinleyen bilgeler diyecekler ki,

35. ‹Eyüp bilgisizce konuşuyor,Sözlerinin değeri yok.›

36. Kötü biri gibi yanıtladığı içinKeşke Eyüpün sınanması sonsuza dek sürse!

37. Çünkü günahına isyan da ekliyor,Önümüzde alay edercesine el çırpıyor,Tanrı'ya karşı konuştukça konuşuyor.››

1. Elihu konuşmasına şöyle devam etti:

2. ‹‹ ‹Tanrının önünde haklıyım› diyorsun.Doğru buluyor musun bunu?

3. Ama hâlâ, ‹Günah işlemezsemYararım ne, kazancım ne?› diye soruyorsun.

4. ‹‹Ben yanıtlayayım seniVe arkadaşlarını.

5. Göklere bak da gör,Üzerinde yükselen bulutlara göz gezdir.

6. Günah işlersen, Tanrıya ne zararı olur?İsyanların çoksa ne olur Ona?

7. Doğruysan, Ona verdiğin nedir,Ya da ne alır O senin elinden?

8. Kötülüğün ancak senin gibi birine zarar verir,Doğruluğun ise yalnız insanoğlu içindir.

9. ‹‹İnsanlar ağır baskı altında feryat ediyor,Güçlülere karşı yardım istiyor.

10. Ama kimse, ‹Nerede Yaratıcım Tanrı?› demiyor;O Tanrı ki, gece bize ezgiler verir,

11. Yeryüzündeki hayvanlardan çok bize öğretirVe bizi gökteki kuşlardan daha bilge kılar.

12. Kötülerin gururu yüzünden insanlar feryat ediyor,Ama yanıtlayan yok.

13. Gerçek şu ki, Tanrı boş feryadı dinlemez,Her Şeye Gücü Yeten bunu önemsemez.

14. Onu görmediğini söylediğin zaman bileDavan Onun önündedir, bekle;

15. Madem bu öfkeyle şimdi cezalandırmadı,İsyana da pek aldırmaz diyorsun.

16. Bu yüzden Eyüp ağzını boş yere açıyor,Bilgisizce konuştukça konuşuyor.››

1. Elihu konuşmasına şöyle devam etti:

2. ‹‹Biraz bekle, sana açıklayayım,Çünkü Tanrı için söylenecek daha çok söz var.

3. Bilgimi geniş kaynaklardan toplayacağım,Yaratıcıma hak vereceğim.

4. Kuşkusuz söylediğim hiçbir şey yalan değil,Karşında bilgide yetkin biri var.

5. ‹‹Tanrı güçlüdür, ama kimseyi hor görmez,Güçlü ve amacında kararlı.

6. Kötüleri yaşatmaz,Ezilenin hakkını verir.

7. Gözlerini doğru kişiden ayırmaz,Onu krallarla birlikte tahta oturtur,Sonsuza dek yükseltir.

8. Ama insanlar zincire vurulur,Baskı altında tutulurlarsa,

9. Onlara yaptıklarını,Gurura kapılıp isyan ettiklerini bildirir.

10. Öğüdünü dinletir,Kötülükten dönmelerini buyurur.

11. Eğer dinler ve Ona kulluk ederlerse,Kalan günlerini bolluk,Yıllarını rahatlık içinde geçirirler.

12. Ama dinlemezlerse ölür,Ders almadan yok olurlar.

13. ‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler,Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler.

14. Genç yaşta ölüp giderler,Yaşamları putperest tapınaklarında fuhşu iş edinmiş erkekler arasında sona erer.

15. Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır,Düşkünlere kendini dinletir.

16. ‹‹Evet, seni sıkıntıdan çeker çıkarırdı;Darlığın olmadığı geniş bir yere,Zengin yiyeceklerle bezenmiş bir sofraya.

17. Oysa şimdi kötülerin hak ettiği cezayı çekiyorsun,Yargı ve adalet yakalamış seni.

18. Dikkat et, para seni baştan çıkarmasın,Büyük bir rüşvet seni saptırmasın.

19. Zenginliğin ya da bütün gücün yeter miSıkıntı çekmeni önlemeye?

20. Halkların yeryüzündenYok edildiği geceyi özleme.

21. Dikkat et, kötülüğe dönme,Çünkü sen onu düşkünlüğe yeğledin.

22. ‹‹İşte Tanrı gücüyle yükselir,Onun gibi öğretmen var mı?

23. Kim Ona ne yapması gerektiğini söyleyebilir?Kim Ona, ‹Haksızlık ettin› diyebilir?

24. Onun işlerini yüceltmelisin, anımsa bunu,İnsanların ezgilerle övdüğü işlerini.

25. Bütün insanlar bunları görmüştür,Herkes onları uzaktan izler.

26. Evet, Tanrı öyle büyüktür ki, Onu anlayamayız,Varlığının süresi hesaplanamaz.

27. ‹‹Su damlalarını yukarı çeker,Buharından yağmur damlatır.

28. Bulutlar nemini döker,İnsanların üzerine bol yağmur yağdırır.

29. Bulutları nasıl yaydığını,Göksel konutundan nasıl gürlediğini kim anlayabilir?

30. Şimşekleri çevresine nasıl yaydığına,Denizin dibine dek nasıl ulaştırdığına bakın.

31. Tanrı halkları böyle yönetir,Bol yiyecek sağlar.

32. Şimşeği elleriyle tutar,Hedefine vurmasını buyurur.

33. O'nun gürleyişi fırtınayı haber verir,Sığırlar bile fırtına kopacağını bildirir.

1. ‹‹Yüreğim titrer buna,Yerinden oynar.

2. Dinleyin, gürleyen sesini dinleyin,Ağzından çıkan sesi!

3. Şimşeğini göğün altındaki her yere,Yeryüzünün dört bucağına salar.

4. Ardından bir ses gümbürder,Görkemli sesiyle gürler.Sesi duyulunca şimşekleri alıkoymaz.

5. Tanrının sesi şaşılacak biçimde gürler,O, anlayışımızın ötesinde büyük işler yapar.

6. Çünkü kara, ‹Yere düş› der,Sağanağa, ‹Bütün şiddetinle boşal.›

7. Yarattığı bütün insanlar ne yaptığını bilsin diye,Herkese işini bıraktırır.

8. Hayvanlar kovuklarına girer,İnlerinde otururlar.

9. Kasırga yuvasından kopar,Soğuk saçılan rüzgarlardan.

10. Tanrının soluğu suları dondurur,Geniş sular buz tutar.

11. Bulutlara nem yükler,Şimşeğini her yana yayar.

12. Yeryüzünde ne buyurursa yapmak üzereBulutlar Onun istediği yönde döner durur.

13. Ya insanları cezalandırmakYa da yeryüzünü sulayıp sevgisini göstermek içinYağmur gönderir.

14. ‹‹Dinle, Eyüp,Dur da düşün Tanrının şaşılası işlerini.

15. Tanrının bulutları nasıl düzenlediğini,Şimşeğini nasıl çaktırdığını biliyor musun?

16. Bulutların dengesini,Bilgisi kusursuz olanın şaşılası işlerini biliyor musun?

17. Dünyanın soluğu kesildiğindeGüneyin kavurucu rüzgarı altındaGiysilerin seni terletmez mi?

18. Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyiOnunla birlikte yayabilir misin?

19. ‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize,Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.

20. Konuşmak istediğim Ona söylenebilir mi?Kimse yutulmak ister mi?

21. Rüzgar geçip göğü temizlediğindeGökte parıldayan ışığa kimse bakamaz.

22. Altın parıltısı geliyor kuzeyden,Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.

23. Her Şeye Gücü Yetene biz ulaşamayız.Gücü yücedir,Adaleti ve eşsiz doğruluğuyla kimseyi ezmez.

24. Bu yüzden insanlar O'na saygı duyar,Çünkü O, bilgeleri dikkate almaz.››

Significados: Elifaz.

Você está lendo na edição TURKISH, Türkçe, em Turco.
Este lívro compôe o Antigo Testamento, tem 42 capítulos, e 1070 versículos.