1. Temanlı Elifaz şöyle yanıtladı:

2. ‹‹Biri sana bir şey söylemeye çalışsa gücenir misin?Kim konuşmadan durabilir?

3. Evet, pek çoklarına sen ders verdin,Zayıf elleri güçlendirdin,

4. Tökezleyeni senin sözlerin ayakta tuttu,Titreyen dizleri sen pekiştirdin.

5. Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor,Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.

6. Senin güvendiğin Tanrıdan korkun değil mi,Umudun kusursuz yaşamında değil mi?

7. ‹‹Düşün biraz: Hangi suçsuz yok oldu,Nerede doğrular yıkıma uğradı?

8. Benim gördüğüm kadarıyla, fesat sürenler,Kötülük tohumu ekenler ektiklerini biçiyor.

9. Tanrının soluğuyla yok oluyor,Öfkesinin rüzgarıyla tükeniyorlar.

10. Aslanın kükremesi, homurtusu kesildi,Dişleri kırıldı genç aslanların.

11. Aslan av bulamadığı için yok oluyor,Dişi aslanın yavruları dağılıyor.

12. ‹‹Bir söz gizlice erişti bana,Fısıltısı kulağıma ulaştı.

13. Gece rüyaların doğurduğu düşünceler içinde,İnsanları ağır uyku bastığı zaman,

14. Beni dehşet ve titreme aldı,Bütün kemiklerimi sarstı.

15. Önümden bir ruh geçti,Tüylerim ürperdi.

16. Durdu, ama ne olduğunu seçemedim.Bir suret duruyordu gözümün önünde,Çıt çıkmazken bir ses duydum:

17. ‹Tanrı karşısında insan doğru olabilir mi?Kendisini yaratanın karşısında temiz çıkabilir mi?

18. Bakın, Tanrı kullarına güvenmez,Meleklerinde hata bulur da,

19. Çamur evlerde oturanlara,Mayası toprak olanlara,Güveden kolay ezilenlere mi güvenir?

20. Ömürleri sabahtan akşama varmaz,Kimse farkına varmadan sonsuza dek yok olurlar.

21. İçlerindeki çadır ipleri çekilince,Bilgelikten yoksun olarak ölüp giderler.›

1. ‹‹Haydi çağır, seni yanıtlayan çıkacak mı?Meleklerin hangisine yöneleceksin?

2. Aptalı üzüntü öldürür,Budalayı kıskançlık bitirir.

3. Ben aptalın kök saldığını görünce,Hemen yurduna lanet ettim.

4. Çocukları güvenlikten uzak,Mahkeme kapısında ezilir,Savunan çıkmaz.

5. Ürününü açlar yer,Dikenler arasındakini bile toplarlar;Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.

6. Çünkü dert topraktan çıkmaz,Sıkıntı yerden bitmez.

7. Havaya uçuşan kıvılcımlar gibiSıkıntı çekmek için doğar insan.

8. ‹‹Oysa ben Tanrıya yönelir,Davamı Ona bırakırdım.

9. Anlayamadığımız büyük işler,Sayısız şaşılası işler yapan Odur.

10. Yeryüzüne yağmur yağdırır,Tarlalara sular gönderir.

11. Düşkünleri yükseltir,Yaslıları esenliğe çıkarır.

12. Kurnazların oyununu bozar,Düzenlerini gerçekleştiremesinler diye.

13. Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar,Düzenbazların oyunu son bulur.

14. Gündüz karanlığa toslar,Öğlen, geceymiş gibi el yordamıyla ararlar.

15. Yoksulu onların kılıç gibi ağzındanVe güçlünün elinden O kurtarır.

16. Yoksul umutlanır,Haksızlık ağzını kapar.

17. ‹‹İşte, ne mutlu Tanrının eğittiği insana!Bu yüzden Her Şeye Gücü Yetenin yola getirişini küçümseme.

18. Çünkü O hem yaralar hem sarar,O incitir, ama elleri sağaltır.

19. Altı kez sıkıntıya düşsen seni kurtarır,Yedinci kez de sana zarar vermez.

20. Kıtlıkta ölümden,Savaşta kılıçtan seni O koruyacak.

21. Kamçılayan dillerden uzak kalacak,Yıkım gelince korkmayacaksın.

22. Yıkıma, açlığa gülüp geçecek,Yabanıl hayvanlardan ürkmeyeceksin.

23. Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın,Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.

24. Çadırının güvenlik içinde olduğunu bilecek,Yurdunu yoklayınca eksik bulmayacaksın.

25. Çocuklarının çoğalacağını bileceksin,Soyun ot gibi bitecek.

26. Zamanında toplanan demetler gibi,Mezara dinç gireceksin.

27. ‹‹İşte araştırdık, doğrudur,Onun için bunu dinle ve belle.››

1. Eyüp şöyle yanıtladı:

2. ‹‹Keşke üzüntüm tartılabilse,Acım teraziye konabilseydi!

3. Denizlerin kumundan ağır gelirdi,Bu yüzden abuk sabuk konuştum.

4. Çünkü Her Şeye Gücü Yetenin okları içimde,Ruhum onların zehirini içiyor,Tanrının dehşetleri karşıma dizildi.

5. Otu olan yaban eşeği anırır mı,Yemi olan öküz böğürür mü?

6. Tatsız bir şey tuzsuz yenir mi,Yumurta akında tat bulunur mu?

7. Böyle yiyeceklere dokunmak istemiyorum,Beni hasta ediyorlar.

8. ‹‹Keşke dileğim yerine gelse,Tanrı özlediğimi bana verse!

9. Kerem edip beni ezse,Elini çabuk tutup yaşam bağımı kesse!

10. Yine avunur,Amansız derdime karşın sevinirdim,Çünkü Kutsal Olanın sözlerini yadsımadım.

11. Gücüm nedir ki, bekleyeyim?Sonum nedir ki, sabredeyim?

12. Taş kadar güçlü müyüm,Etim tunçtan mı?

13. Çaresiz kalıncaKendimi kurtaracak gücüm mü olur?

14. ‹‹Kederli insana dost sevgisi gerekir,Her Şeye Gücü Yetenden korkmaktan vaz geçse bile.

15. Kardeşlerim kuru bir dere gibi beni aldattı;Hani gürül gürül akan dereler vardır,

16. Eriyen buzlarla taşan,Kar sularıyla beslenen,

17. Ama kurak mevsimde akmayan,Sıcakta yataklarında tükenen dereler...İşte öyle aldattılar beni.

18. O dereler için kervanlar yolundan sapar,Çöle çıkıp yok olurlar.Temanın kervanları su arar,Sabadan gelen yolcular umutla bakar.

19.

20. Ama oraya varınca umut bağladıkları için utanır,Hayal kırıklığına uğrarlar.

21. Artık siz de bir hiç oldunuz,Dehşete kapılıp korkuyorsunuz.

22. ‹Benim için bir şey verin›Ya da, ‹Rüşvet veripBeni düşmanın elinden kurtarın,Acımasızların elinden alın› dedim mi?

23.

24. ‹‹Bana öğretin, susayım,Yanlışımı gösterin.

25. Doğru söz acıdır!Ama tartışmalarınız neyi kanıtlıyor?

26. Sözlerimi düzeltmek mi istiyorsunuz?Çaresizin sözlerini boş laf mı sayıyorsunuz?

27. Öksüzün üzerine kura çeker,Arkadaşınızın üzerine pazarlık ederdiniz.

28. ‹‹Şimdi lütfedip bana bakın,Yüzünüze karşı yalan söyleyecek değilim ya.

29. Bırakın artık, haksızlık etmeyin,Bir daha düşünün, davamda haklıyım.

30. Ağzımdan haksız bir söz çıkıyor mu,Damağım kötü niyeti ayırt edemiyor mu?

1. ‹‹Yeryüzünde insan yaşamı savaşı andırmıyor mu,Günleri gündelikçinin günlerinden farklı mı?

2. Gölgeyi özleyen köle,Ücretini bekleyen gündelikçi gibi,

3. Miras olarak bana boş aylar verildi,Payıma sıkıntılı geceler düştü.

4. Yatarken, ‹Ne zaman kalkacağım› diye düşünüyorum,Ama gece uzadıkça uzuyor,Gün doğana dek dönüp duruyorum.

5. Bedenimi kurt, kabuk kaplamış,Çatlayan derimden irin akıyor.

6. ‹‹Günlerim dokumacının mekiğinden hızlı,Umutsuz tükenmekte.

7. Ey Tanrı, yaşamımın bir soluk olduğunu anımsa,Gözüm bir daha mutluluk yüzü görmeyecek.

8. Şu anda bana bakan gözler bir daha beni görmeyecek,Senin gözlerin üzerimde olacak,Ama ben yok olacağım.

9. Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi,Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.

10. Bir daha evine dönmez,Bulunduğu yer artık onu tanımaz.

11. ‹‹Bu yüzden sessiz kalmayacak,İçimdeki sıkıntıyı dile getireceğim;Canımın acısıyla yakınacağım.

12. Ben deniz ya da deniz canavarı mıyım ki,Başıma bekçi koydun?

13. Yatağım beni rahatlatır,Döşeğim acılarımı dindirir diye düşündüğümde,

14. Beni düşlerle korkutuyor,Görümlerle yıldırıyorsun.

15. Öyle ki, boğulmayı,Ölmeyi şu yaşama yeğliyorum.

16. Yaşamımdan tiksiniyor,Sonsuza dek yaşamak istemiyorum;Çek elini benden, çünkü günlerimin anlamı kalmadı.

17. ‹‹İnsan ne ki, onu büyütesin,Üzerinde kafa yorasın,

18. Her sabah onu yoklayasın,Her an onu sınayasın?

19. Gözünü üzerimden hiç ayırmayacak mısın,Tükürüğümü yutacak kadar bile beni rahat bırakmayacak mısın?

20. Günah işledimse, ne yaptım sana,Ey insan gözcüsü?Niçin beni kendine hedef seçtin?Sana yük mü oldum?

21. Niçin isyanımı bağışlamaz,Suçumu affetmezsin?Çünkü yakında toprağa gireceğim,Beni çok arayacaksın, ama ben artık olmayacağım.››

1. Şuahlı Bildat şöyle yanıtladı:

2. ‹‹Ne zamana dek böyle konuşacaksın?Sözlerin sert rüzgar gibi.

3. Tanrı adaleti saptırır mı,Her Şeye Gücü Yeten doğru olanı çarpıtır mı?

4. Oğulların ona karşı günah işlediyse,İsyanlarının cezasını vermiştir.

5. Ama sen gayretle Tanrıyı arar,Her Şeye Gücü Yetene yalvarırsan,

6. Temiz ve doğruysan,O şimdi bile senin için kolları sıvayıpSeni hak ettiğin yere geri getirecektir.

7. Başlangıcın küçük olsa da,Sonun büyük olacak.

8. ‹‹Lütfen, önceki kuşaklara sor,Atalarının neler öğrendiğini iyice araştır.

9. Çünkü biz daha dün doğduk, bir şey bilmeyiz,Yeryüzündeki günlerimiz sadece bir gölge.

10. Onlar sana anlatıp öğretmeyecek,İçlerindeki sözleri dile getirmeyecek mi?

11. ‹‹Bataklık olmayan yerde kamış biter mi?Susuz yerde saz büyür mü?

12. Henüz yeşilken, kesilmeden,Otlardan önce kururlar.

13. Tanrıyı unutan herkesin sonu böyledir,Tanrısız insanın umudu böyle yok olur.

14. Onun güvendiği şey kırılır,Dayanağı ise bir örümcek ağıdır.

15. Örümcek ağına yaslanır, ama ağ çöker,Ona tutunur, ama ağ taşımaz.

16. Tanrısızlar güneşte iyi sulanmış bitkiyi andırır,Dalları bahçenin üzerinden aşar;

17. Kökleri taş yığınına sarılır,Çakılların arasında yer aranır.

18. Ama yerinden sökülürse,Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.

19. İşte sevinci böyle son bulur,Yerinde başka bitkiler biter.

20. ‹‹Tanrı kusursuz insanı reddetmez,Kötülük edenlerin elinden tutmaz.

21. O senin ağzını yine gülüşle,Dudaklarını sevinç haykırışıyla dolduracaktır.

22. Düşmanlarını utanç kaplayacak,Kötülerin çadırı yok olacaktır.››

1. Eyüp şöyle yanıtladı:

2. ‹‹Biliyorum, gerçekten öyledir,Ama Tanrının önünde insan nasıl haklı çıkabilir?

3. Biri Onunla tartışmak istese,Binde bir bile Ona yanıt veremez.

4. Onun bilgisi derin, gücü eşsizdir,Kim Ona direndi de ayakta kaldı?

5. O dağları yerinden oynatır da,Dağlar farkına varmaz,Öfkeyle altüst eder onları.

6. Dünyayı yerinden oynatır,Direklerini titretir.

7. Güneşe buyruk verir, doğmaz güneş,Yıldızları mühürler.

8. Odur tek başına gökleri geren,Denizin dalgaları üzerinde yürüyen.

9. Büyük Ayıyı, Oryonu, Ülkeri,Güney takımyıldızlarını yaratan Odur.

10. Anlayamadığımız büyük işler,Sayısız şaşılası işler yapan Odur.

11. İşte, yanımdan geçer, Onu göremem,Geçip gider, farkına bile varmam.

12. Evet, O avını kaparsa, kim Onu durdurabilir?Kim Ona, ‹Ne yapıyorsun› diyebilir?

13. Tanrı öfkesini dizginlemez,Rahavın yardımcıları bileOnun ayağına kapanır. güçlerini simgeleyen bir deniz canavarı.

14. ‹‹Nerde kaldı ki, ben Ona yanıt vereyim,Onunla tartışmak için söz bulayım?

15. Haklı olsam da Ona yanıt veremez,Merhamet etmesi için yargıcıma yalvarırdım ancak.

16. Onu çağırsam, O da bana yanıt verseydi,Yine de inanmazdım sesime kulak verdiğine.

17. O beni kasırgayla eziyor,Nedensiz yaralarımı çoğaltıyor.

18. Soluk almama izin vermiyor,Ancak beni acıya doyuruyor.

19. Sorun güç sorunuysa, O güçlüdür!Adalet sorunuysa, kim Onu mahkemeye çağırabilir?

20. Suçsuz olsam ağzım beni suçlar,Kusursuz olsam beni suçlu çıkarır.

21. ‹‹Kusursuz olsam da kendime aldırdığım yok,Yaşamımı hor görüyorum.

22. Hepsi bir, bu yüzden diyorum ki,‹O suçluyu da suçsuzu da yok ediyor.›

23. Kırbaç ansızın ölüm saçınca,O suçsuzların sıkıntısıyla eğlenir.

24. Dünya kötülerin eline verilmiş,Yargıçların gözünü kapayan Odur.O değilse, kimdir?

25. ‹‹Günlerim koşucudan çabuk,İyilik görmeden geçmekte.

26. Kamış sandal gibi kayıp gidiyor,Avının üstüne süzülen kartal gibi.

27. ‹Acılarımı unutayım,Üzgün çehremi değiştirip gülümseyeyim› desem,

28. Bütün dertlerimden yılarım,Çünkü beni suçsuz saymayacağını biliyorum.

29. Madem suçlanacağım,Neden boş yere uğraşayım?

30. Sabun otuyla yıkansam,Ellerimi kül suyuyla temizlesem,

31. Beni yine pisliğe batırırsın,Giysilerim bile benden tiksinir.

32. O benim gibi bir insan değil ki,Ona yanıt vereyim,Birlikte mahkemeye gideyim.

33. Keşke aramızda bir hakem olsa da,Elini ikimizin üstüne koysa!

34. Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın,Dehşeti beni yıldırmasın.

35. O zaman konuşur, O'ndan korkmazdım,Ama bu durumda bir şey yapamam.

1. ‹‹Yaşamımdan usandım,Özgürce yakınacak,İçimdeki acıyla konuşacağım.

2. Tanrıya: Beni suçlama diyeceğim,Ama söyle, niçin benimle çekişiyorsun.

3. Hoşuna mı gidiyor gaddarlık etmek,Kendi ellerinin emeğini reddedipKötülerin tasarılarını onaylamak?

4. Sende insan gözü mü var?İnsanın gördüğü gibi mi görüyorsun?

5. Günlerin ölümlü birinin günleri gibi,Yılların insanın yılları gibi mi ki,

6. Suçumu arıyor,Günahımı araştırıyorsun?

7. Kötü olmadığımı,Senin elinden beni kimsenin kurtaramayacağını biliyorsun.

8. ‹‹Senin ellerin bana biçim verdi, beni yarattı,Şimdi dönüp beni yok mu edeceksin?

9. Lütfen anımsa, balçık gibi bana sen biçim verdin,Beni yine toprağa mı döndüreceksin?

10. Beni süt gibi dökmedin mi,Peynir gibi katılaştırmadın mı?

11. Bana et ve deri giydirdin,Beni kemiklerle, sinirlerle ördün.

12. Bana yaşam verdin, sevgi gösterdin,İlgin ruhumu korudu.

13. ‹‹Ama bunları yüreğinde gizledin,Biliyorum aklındakini:

14. Günah işleseydim, beni gözlerdin,Suçumu cezasız bırakmazdın.

15. Suçluysam, vay başıma!Suçsuzken bile başımı kaldıramıyorum,Çünkü utanç doluyum, çaresizim.

16. Başımı kaldırsam, aslan gibi beni avlar,Şaşılası gücünü yine gösterirsin üstümde.

17. Bana karşı yeni tanıklar çıkarır,Öfkeni artırırsın.Orduların dalga dalga üzerime geliyor.

18. ‹‹Niçin doğmama izin verdin?Keşke ölseydim, hiçbir göz beni görmeden!

19. Hiç var olmamış olurdum,Rahimden mezara taşınırdım.

20. Birkaç günlük ömrüm kalmadı mı?Beni rahat bırak da biraz yüzüm gülsün;

21. Dönüşü olmayan yere gitmeden önce,Karanlık ve ölüm gölgesi diyarına,

22. Zifiri karanlık diyarına,Ölüm gölgesi, kargaşa diyarına,Aydınlığın karanlığı andırdığı yere.››

1. Naamalı Sofar şöyle yanıtladı:

2. ‹‹Bunca söz yanıtsız mı kalsın?Çok konuşan haklı mı sayılsın?

3. Saçmalıkların karşısında sussun mu insanlar?Sen alay edince kimse seni utandırmasın mı?

4. Tanrıya, ‹İnancım arıdır› diyorsun,‹Senin gözünde temizim.›

5. Ama keşke Tanrı konuşsa,Sana karşı ağzını açsa da,

6. Bilgeliğin sırlarını bildirse!Çünkü bilgelik çok yönlüdür.Bil ki, Tanrı günahlarından bazılarını unuttu bile.

7. ‹‹Tanrının derin sırlarını anlayabilir misin?Her Şeye Gücü Yetenin sınırlarına ulaşabilir misin?

8. Onlar gökler kadar yüksektir, ne yapabilirsin?Ölüler diyarından derindir, nasıl anlayabilirsin?

9. Ölçüleri yeryüzünden uzun,Denizden geniştir.

10. ‹‹Gelip seni hapsetse, mahkemeye çağırsa,Kim Ona engel olabilir?

11. Çünkü O yalancıları tanır,Kötülüğü görür de dikkate almaz mı?

12. Ne zaman yaban eşeği insan doğurursa,Aptal da o zaman sağduyulu olur.

13. ‹‹Ona yüreğini adar,Ellerini açarsan,

14. İşlediğin günahı kendinden uzaklaştırır,Çadırında haksızlığa yer vermezsen,

15. Utanmadan başını kaldırır,Sağlam ve korkusuz olabilirsin.

16. Sıkıntılarını unutur,Akıp gitmiş sular gibi anarsın onları.

17. Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur,Karanlık sabaha döner.

18. Güven duyarsın, çünkü umudun olur,Çevrene bakıp güvenlik içinde yatarsın.

19. Uzanırsın, korkutan olmaz,Birçokları senden lütuf diler.

20. Ama kötülerin gözlerinin feri sönecek,Kaçacak yer bulamayacaklar,Tek umutları son soluklarını vermek olacak.››

1. Eyüp şöyle yanıtladı:

2. ‹‹Kendinizi birşey sandığınız belli,Ama bilgelik de sizinle birlikte ölecek!

3. Sizin kadar benim de aklım var,Sizden aşağı kalmam.Kim bilmez bunları?

4. ‹‹Gülünç oldum dostlarıma,Ben ki, Tanrıya yakarırdım, yanıtlardı beni.Doğru ve kusursuz adam gülünç oldu.

5. Kaygısızlar felaketi küçümser,Ayağı kayanı umursamaz.

6. Soyguncuların çadırlarında rahatlık var,Tanrıyı gazaba getirenler güvenlik içinde,Tanrıya değil, kendi bileklerine güveniyorlar.

7. ‹‹Ama şimdi sor hayvanlara, sana öğretsinler,Gökte uçan kuşlara sor, sana anlatsınlar,

8. Toprağa söyle, sana öğretsin,Denizdeki balıklara sor, sana bilgi versinler.

9. Hangisi bilmezBunu RABbin yaptığını?

10. Her yaratığın canı,Bütün insanlığın soluğu Onun elindedir.

11. Damağın yemeği tattığı gibiKulak da sözleri denemez mi?

12. Bilgelik yaşlılarda,Akıl uzun yaşamdadır.

13. ‹‹Bilgelik ve güç Tanrıya özgüdür,Ondadır öğüt ve akıl.

14. Onun yıktığı onarılamaz,Onun hapsettiği kişi özgür olamaz.

15. Suları tutarsa, kuraklık olur,Salıverirse dünyayı sel götürür.

16. Güç ve zafer Ona aittir,Aldanan da aldatan da Onundur.

17. Danışmanları çaresiz kılar,Yargıçları çıldırtır.

18. Kralların bağladığı bağı çözer,Bellerine kuşak bağlar.

19. Kâhinleri çaresiz kılar,Koltuklarında yıllananları devirir.

20. Güvenilir danışmanları susturur,Yaşlıların aklını alır.

21. Rezalet saçar soylular üzerine,Güçlülerin kuşağını gevşetir.

22. Karanlıkların derin sırlarını açar,Ölüm gölgesini aydınlığa çıkarır.

23. Ulusları büyütür, ulusları yok eder,Ulusları genişletir, ulusları sürgün eder.

24. Dünya önderlerinin aklını başından alır,Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.

25. Karanlıkta el yordamıyla yürür, ışık yüzü görmezler;Sarhoş gibi dolaştırır onları.

1. ‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü,Kulağım duydu, anladı.

2. Sizin bildiğinizi ben de biliyorum,Sizden aşağı kalmam.

3. Ama ben Her Şeye Gücü Yetenle konuşmak,Davamı Tanrıyla tartışmak istiyorum.

4. Sizlerse yalan düzüyorsunuz,Hepiniz değersiz hekimlersiniz.

5. Keşke büsbütün sussanız!Sizin için bilgelik olurdu bu.

6. Şimdi davamı dinleyin,Yakınmama kulak verin.

7. Tanrı adına haksızlık mı edeceksiniz?Onun adına yalan mı söyleyeceksiniz?

8. Onun tarafını mı tutacaksınız?Tanrının davasını mı savunacaksınız?

9. Sizi sorguya çekerse, iyi mi olur?İnsanları aldattığınız gibi Onu da mı aldatacaksınız?

10. Gizlice Onun tarafını tutarsanız,Kuşkusuz sizi azarlar.

11. Onun görkemi sizi yıldırmaz mı?Dehşeti üzerinize düşmez mi?

12. Anlattıklarınız kül kadar değersizdir,Savunduklarınızsa çamurdan farksız.

13. ‹‹Susun, bırakın ben konuşayım,Başıma ne gelirse gelsin.

14. Hayatım tehlikeye girecekse girsin,Canım zora düşecekse düşsün.

15. Beni öldürecek, umudum kalmadıfç,Hiç olmazsa yürüdüğüm yolun doğruluğunu yüzüne karşı savunayım. bile Ona güvenim sarsılmaz.››

16. Aslında bu benim kurtuluşum olacak,Çünkü tanrısız bir adam Onun karşısına çıkamaz.

17. Sözlerimi iyi dinleyin,Kulaklarınızdan çıkmasın söyleyeceklerim.

18. İşte davamı hazırladım,Haklı çıkacağımı biliyorum.

19. Kim suçlayacak beni?Biri varsa susar, son soluğumu veririm.

20. ‹‹Yalnız şu iki şeyi lütfet, Tanrım,O zaman kendimi senden gizlemeyeceğim:

21. Elini üstümden çekVe dehşetinle beni yıldırma.

22. Sonra beni çağır, yanıtlayayım,Ya da bırak ben konuşayım, sen yanıtla.

23. Suçlarım, günahlarım ne kadar?Bana suçumu, günahımı göster.

24. Niçin yüzünü gizliyorsun,Beni düşman gibi görüyorsun? çağrıştırıyor, bu yolla bir söz sanatı yapılmış.

25. Rüzgarın sürüklediği yaprağa dönmüşüm,Beni mi korkutacaksın?Kuru samanı mı kovalayacaksın?

26. Çünkü hakkımda acı şeyler yazıyor,Gençliğimde işlediğim günahları bana miras veriyorsun.

27. Ayaklarımı tomruğa vuruyor,Yollarımı gözetliyor,İzimi sürüyorsun.

28. ‹‹Oysa insan telef olmuş, çürük bir şey,Güve yemiş giysi gibidir.

1. ‹‹İnsanı kadın doğurur,Günleri sayılı ve sıkıntı doludur.

2. Çiçek gibi açıp solar,Gölge gibi gelip geçer.

3. Gözlerini böyle birine mi dikiyorsun,Yargılamak için önüne çağırıyorsun?

4. Kim temizi kirliden çıkarabilir?Hiç kimse!

5. Madem insanın günleri belirlenmiş,Aylarının sayısı saptanmış,Sınır koymuşsun, öteye geçemez;

6. Gözünü ondan ayır da,Çalışma saatini dolduran gündelikçi gibi rahat etsin.

7. ‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır,Kesilse, yeniden sürgün verir,Eksilmez filizleri.

8. Kökü yerde kocasa,Kütüğü toprakta ölse bile,

9. Su kokusu alır almaz filizlenir,Bir fidan gibi dal budak salar.

10. İnsan ise ölüp yok olur,Son soluğunu verir ve her şey biter.

11. Suyu akıp giden gölYa da kuruyan ırmak nasıl çöle dönerse,

12. İnsan da öyle, yatar, bir daha kalkmaz,Gökler yok oluncaya dek uyanmaz,Uyandırılmaz.

13. ‹‹Keşke beni ölüler diyarına gizlesen,Öfken geçinceye dek saklasan,Bana bir süre versen de, beni sonra anımsasan.

14. İnsan ölür de dirilir mi?Başka biri nöbetimi devralıncaya dekSavaş boyunca umutla beklerdim.

15. Sen çağırırdın, ben yanıtlardım,Ellerinle yaptığın yaratığı özlerdin.

16. O zaman adımlarımı sayar,Günahımın hesabını tutmazdın.

17. İsyanımı torbaya koyup mühürler,Suçumu örterdin.

18. ‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü,Kayanın yerinden taşındığı,

19. Suyun taşı aşındırdığı,Selin toprağı sürükleyip götürdüğü gibi,İnsanın umudunu yok ediyorsun.

20. Onu hep yenersin, yok olup gider,Çehresini değiştirir, uzağa gönderirsin.

21. Oğulları saygı görür, onun haberi olmaz,Aşağılanırlar, anlamaz.

22. Ancak kendi canının acısını duyar,Yalnız kendisi için yas tutar.››

Significados: Elifaz.

Você está lendo na edição TURKISH, Türkçe, em Turco.
Este lívro compôe o Antigo Testamento, tem 42 capítulos, e 1070 versículos.